Yazarın otobiyografi alanında yayınlanan tek alıntı eserini bir solukta okuyacaksınız. Kısacık ama içeriği dopdolu olan bu kitapta gençlik yıllarında, yaşadığı yoksul hayattan mücadelelerle dolu yazarlığa uzanan başarı öyküsünü okurken eminim sizlerde benim gibi kendisini takdir edeceksiniz.
21 yaşında anavatanı olan Macaristan’da eşini bırakarak çocuğu ile birlikte İsviçre’ye yerleşme hikayesini, daha sonrasında hem bir fabrikada çalışıp, çocuğunu tek başına büyütme çabasını ve hem de yazarlığa yönelmesini hayranlıkla okudum. Okurken böyle bir hayatta acaba ne kadar azimli olabilirdim bende Agota Kristof kadar sabırlı olabilir miydim diye kendime sormadan edemedim. Kısa ama son derece etkisinden çıkamayacağınız bir kitap. Yazmak isteyenlere güzel bir örnek bence. Üstelik kurgu değil yaşananlar gerçek. Bu da insanı yazma konusunda daha bir kamçılıyor.
Hayatını sürdürmek adına çalıştığı fabrikadan çıktıktan sonra akşamları kendi çabalarıyla öğrendiği Fransızcasıyla tiyatro oyunları, kitaplar yazması son derece etkileyici.
Okumaz yazmaz için diyebileceğim şey kısaca okuyun yazın
MAHPUSUN GELİNİ LAYIKHAN ÖZDER 237 SAYFA Anlattıkları bir filmden ibaret değil ki özet geçilsin. Hayatın ta kendisi; saf ve acı gerçeklerden ibaret, yaşanmış ve ne yazık ki halen yaşanmakta olan mağduriyetler. Hapishanede gözlerini açmıştı dünyaya Zeynep. Evi bilmişti mapushaneyi kendine. Koğuştaki diğer tüm kadınları da annesi kadar yakın bulmuştu kendine....
Kardeşler arası anlaşmazlıkları incelerken rastladığım bir tablo beni derinden etkiledi. Saatlerce bakmaktan kendimi alamadım… Sınavı geçemeyen ve okuldan dönen bir çocuk ile ailenin ona nasıl baktığını anlatan bir resim bu… Sınavı geçemeyen çocuğun bakışları yüreğimi deldi.. 1952 yılında yapılan “Yine düşük notlar” başlığında, Rus sanatçı Fedor Rishet Nikov’un yaptığı bir tablodur.Dünyanın...
BİR PAZAR GÜNÜ Yine günlerden bir pazar günü.. Kahvaltı masası hazırladım ikimize.. Bugünde iştahım yok gelmedin işte.. Bu pazarda zehir oldu içime.. …………. Söz vermiştin gelirim diye.. İçim içime sığmadı seni bekledim sessizce.. Hani nerdesin gelmiyorsun yine.. Bu pazarda zehir oldu içime.. ………….. Nerdesin ey yar söylesene.. Seni beklerken yollarda...
PİMPİRİKLİ Ali Akın(Albazoğlu) Kim ne derse gıcıklanır, Pimpirikli olan insan. Her insandan kuşkulanır, Pimpirikli olan insan. Her şeye kuşkuyla bakar, Her sözü kafaya takar, Sıkışsa iftira atar, Pimpirikli olan insan. Güven duymaz eşe dosta, Bir nevi çaresiz hasta, Kıvırmakta gayet usta, Pimpirikli olan insan. Kendine güveni yoktur, Bazen hasta,bazen...