KADİFE KARANLIK Gençlik, insanın kendi derisinin içinde en rahat ettiği mevsimdir. Elara için bu mevsim, şehrin uğultulu sokaklarından kaçıp o sessiz, ucuz pansiyon odasına adım attığı gün son buldu. Akademik hırsları ve kısıtlı bütçesiyle seçtiği bu oda, ağır rutubet kokusu ve gün ışığını reddeden kalın kadife perdeleriyle onu bir koza...
Bir varmış bir yokmuş… Masalların büyülü dünyasında en çok dikkatimizi çeken şey nedir? İyilik mi, kötülük mü, yoksa arada kalmış o tuhaf duygular mı? Bu hafta o masallardan bir başkasına “Uyuyan Güzel” e bir kez daha bakacağız. Bu masalı düşününce benim aklıma hikâyenin kendisinden çok içindeki çelişkiler takılıyor. Masalı şöyle...
AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ Eski lise yıllarında 1 Nisan’da sınıfları değiştirdiğimiz o unutulmaz öğrencilik yıllarımız… Sınıf girişlerindeki levhaları değiştirip öğretmenlerin yanlış sınıfa girişlerine neden olduğumuz o tatlı, o heyecanlı günlerimiz… Sevdalı olan kıza utanıp açılamayan arkadaşımıza kızın adıyla mektuplar yazdığım, hayalini üç ay boyunca süslemesine neden olduğum, sonunda yalanın ortaya...
KERİM ÖZBEKLERGAZETECİ-YAZAR-ŞAİR CENNET KARIOĞLU;4.Murat devrinde ve hicri 1034 miladi 1625 yıllarında Aydın Bölgesinde türemiştir, Ödemiş Köylerinden Birgi’de Cennet adında bir kadının oğludur. İşi azıtıp şekavete döktüğü için Dişlek Hüseyin Paşa ve mütesellim Şaban Paşa tarafından takip olundu, bir rivayete göre Tiryanda Çiftliği civarında. Bazı kaynaklara göre Denizli dolaylarında öldürüldü, kendisi öldürüldükten...
Kasabanın en işlek sokağında, vitrininde sararmış dantel perdeler asılı küçük bir çay ocağı vardı. Adı “Dostluk Kıraathanesi”ydi ama müdavimleri oraya kısaca “Masa” derdi. Çünkü içerideki en meşhur şey çay değil, kapıya en yakın köşede duran eski tahta masaydı. Dört ayağından biri diğerlerinden kısaydı; altına sıkıştırılmış katlanmış gazete sayfalarıyla ayakta...
Bir kış gecesi, eski bir liman kasabasında, fenerin soluk ışığı altında bir adam oturuyordu. Yüzü rüzgarın ve tuzun yıllarla oyduğu gibiydi; gözleri ise denizin ötesine, kimsenin göremediği bir ufka bakardı hep. Kasaba halkı ona “kaptan” derdi, çünkü gençliğinde gemiler yönetmiş, fırtınaları aşmış, kıyılara yol göstermişti. Ama artık gemisi yoktu; sadece...
– Bu Hikâye Gerçeklere Dayanmamaktadır CNN’in verdiği bilgilere göre bu gece de Christopher Street’te, Bartel adlı 23 yaşındaki bir genç evinde ölü bulundu. Kurşun, tam alnının ortasına isabet etmişti. En ilginç olanı ise, yüksek teknolojili güvenlik kameralarıyla donatılmış bu binada hiçbir yabancı kişinin varlığına rastlanmamasıydı. Daha önce de kimliği hâlâ...
UMUT MERİÇ BERBEROĞLU Cemal Bey, kronik bir yalnızlığın değil, adeta eşyanın tabiatıyla girdiği o sessiz mutabakatın esiriydi. Evindeki sessizlik, kapı aralığından süzülen bir misafir değil; mutfak masasına bağdaş kurmuş, Cemal Bey’in çayından fırt çeken arsız bir ev arkadaşıydı artık. Evi sarmalayan o...
Toz her yere yakışan nadir şeylerdendi; eşyaya, hatıraya, unutmaya. Temizlik yapılınca giderdi ama yok olmazdı, sadece yer değiştirirdi. Cemil bunu bildiği için haftalardır evi silmiyordu. Masada üç şey vardı: yarısına kadar dolu bir bardak su, tek başına bırakılmış bir anahtar ve okunmamış bir gazete. Gazetenin tarihi yeniydi ama haberler...
Umut Meriç Berberoğlu İnsanlar bir şey beklerken daha dürüst oluyordu. Bekleme salonları bu yüzden tehlikeliydi. Kim olduğunuzu gizleyemezdiniz; en fazla üstünüze bir palto alırdınız. Ama paltolar gerçeği örterdi, saklamazdı. O gün odada altı sandalye vardı. Yedisi doluydu. Kimse bunu dile getirmedi. Fazlalıklar her zaman sessizce kabul edilirdi; itiraz edilirse çoğalırlar...
Nurcan Balıbey Karanlık bir gece, karalar giyip çalıdan çitin dibine gizlendi. İçinde sakladığı yaralara bir yenisini ekleyecek ve bunu da kimselere diyemeyecekti. Yıllar sonra komşu kapısının önünden geçerken Necbe* yanında oğlu Feyim’le* durdu komşusuna selam verip hatır sormak istedi. “Urola Habbeabu ?* diye seslendi. ...