Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
12°C
Pazar Çok Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Çok Bulutlu
15°C

Öykü

        Toz her yere yakışan nadir şeylerdendi; eşyaya, hatıraya, unutmaya. Temizlik yapılınca giderdi ama yok olmazdı, sadece yer değiştirirdi. Cemil bunu bildiği için haftalardır evi silmiyordu. Masada üç şey vardı: yarısına kadar dolu bir bardak su, tek başına bırakılmış bir anahtar ve okunmamış bir gazete. Gazetenin tarihi yeniydi ama haberler...
23 Ocak 2026 11:28
Umut Meriç Berberoğlu İnsanlar bir şey beklerken daha dürüst oluyordu. Bekleme salonları bu yüzden tehlikeliydi. Kim olduğunuzu gizleyemezdiniz; en fazla üstünüze bir palto alırdınız. Ama paltolar gerçeği örterdi, saklamazdı. O gün odada altı sandalye vardı. Yedisi doluydu. Kimse bunu dile getirmedi. Fazlalıklar her zaman sessizce kabul edilirdi; itiraz edilirse çoğalırlar...
16 Ocak 2026 16:23
Nurcan Balıbey                                                 Karanlık bir gece, karalar giyip çalıdan çitin dibine gizlendi. İçinde sakladığı yaralara bir yenisini ekleyecek ve bunu da kimselere diyemeyecekti.               Yıllar sonra komşu kapısının önünden geçerken Necbe* yanında oğlu Feyim’le* durdu komşusuna selam verip hatır sormak istedi.             “Urola  Habbeabu ?* diye seslendi.            ...
15 Ocak 2026 13:18
Nurcan Balıbey Beş saat süren yolculuğum sonunda  Selim’e kavuşmak güzeldi. Yumuşak siyah bıyıkları, sevimli ince uzun yüzü ve o yüzü süsleyen hoş biçimli dudakları, esmer alnının üzerinden aşağıya kıvrılan ipek gibi dalgalı siyah saçları, insanın içini delen bakışlarıyla sevecendi. Üzerine giydiği eski giysiler olmasa, mağazaların vitrinlerine yerleştirilmiş ideal erkek güzelliğini...
30 Kasım 2025 14:07
                      Köyde geçen çocukluğumda ona “tete (teyze)” diye hitap ettiğim ve çok sevdiğim bir kadın vardı. Aklım erinceye kadar onu öz teyze olarak bildiğim melek gibi bu kadının   benim hayatımda apayrı bir yeri vardır. İşin aslı, öz teyzem genç yaşta doğumdan ölünce teyzemin eşiyle evlenir. Üstelik, yetim kalan iki...
28 Kasım 2025 12:43
Bir gün sabah uyandığımda, kendimi farklı bir dünyada buldum. Her şey çok farklıydı, ama bir şey aynıydı: ben. Kendimi tanıyordum, ama çevremdeki her şey yabancıydı. Neler olduğunu anlamaya çalışırken, bir ses duydum… “Merhaba, seni bekliyordum,” dedi ses. “Seni yeni bir yolculuğa çıkarmak için geldim.” Sesin sahibi, beyaz bir elbise giyen,...
23 Kasım 2025 20:52
   Nurcan Balıbey        Geçmişe dair bir şey hatırlamayı beklemiyordum. Farkında olmadan başladı. Peynir- ekmekten aldığım tat çağrışımlarla anıları geri getirdi. Gençliğimden eser kalmamış. Yüzüm solmuş bedenimi saran deri sarkmış, gözlerimin altındaki torbalar gözlük camına değiyor. Kısık bakışlarımdan anılar fışkırıyor.  Gözlerim, eskiden parlayan yıldızlar gibi değil artık. Torbalar,...
5 Kasım 2025 09:13
Yaz, Emine için yalnızca mevsim değildi; bir ritüeldi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da babasının evine geldiğinde, beraberinde getirdiği eşyalarla geçmişin tozunu silmeye hazırdı. Kendi evinden kullanmadığı ne varsa toplamış, çocukluğunun geçtiği bu taş duvarlı eve taşımıştı. Duvarlar geçen yıl badana yapılmıştı ama kışın tüten soba dumanı, zamanın izlerini...
6 Ekim 2025 15:25
UMUT MERİÇ BERBEROĞLU         1930 yılının son günleri… Eylül, İstanbul semalarına gri bir örtü bırakmıştı. Boğaz kıyılarında serin rüzgâr esiyor, ağaçların sararmış yaprakları yavaş yavaş yere düşüyordu. Sonbaharın bu dingin ama hüzünlü havasında, Göztepe’nin toprak pistinde olağanüstü bir heyecan vardı. Halk, merak ve coşkuyla pistin kenarında toplanmış, gözlerini tek bir...
1 Ekim 2025 15:28
Sokağın başındaki ulu dut ağacı, yazın kızıl karışımı mor yemişleri olgunlaştıkça ağırlaşır, geniş, yemyeşil yapraklı dalları kaldırıma serin, hareketli bir gölge halısı dökerdi. Mahallenin cıvıl cıvıl çocukları, o gölgenin altında renkli cam misketleri dizer, çıtırtılı iplerle atlar, cevizden topaçları çevirir; okuldan dönenler kitaplarını buz gibi taşlara dizlerine koyup ödev yetiştirirdi....
18 Ağustos 2025 11:17
UMUT MERİÇ BERBEROĞLU         1977 yılının yaz başıydı. İzmir’in en eski semtlerinden birinde, küçücük bir evin dar odasında Ahmet, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmıştı. Yüzündeki yorgunluk, yaşının ötesindeydi. Henüz yirmi üç yaşındaydı ama hayatın yükü omuzlarında ağır bir çanta gibi duruyordu. Annesi, babası, ağabeyi… Hepsi ona hep aynı şeyi...
15 Haziran 2025 14:14