Ankara’da yayınlanan Özgür Sanat Dergisi”nin yeni sayısı çıktı, bu sayıda yazı ve şiirleri ile yer alan yazar ve şairlerimizin isimleri şu şekilde;Arzu Kök+Adil Başoğul+Bilal Sambur+Serpil Taşyürek+Kudret Köksal+Seda Kırdar+İbrahim Berksoy+Kemal Bayrakçı+Ahmet Zeki Yeşil+Mansur Meçin+Hatice Altunay+Musa Şahin+Meral Kutluğ İlsever+Selçuk Ceyhan+Ayşe Dikici+Necati Arslanmirza+Abdulkadir Güler+Ramazan Kahriman+Mustafa Söylemez+Cebrail Küçükkoçkaya+Muhittin Çoban+Ercan Aslan+Temel Demirer+ Abdulrahim Öz. Derginin yeni sayısının dosya konusu “100 Yılda Sanat” olarak seçilmiştir, bu konuda ki yazıların+şiirlerin vb. eserlerin en geç 15 Ekim 2023 tarihine kadar ozgursanat19@gmail.com e posta adresine gönderilmesi gerekmektedir.
GÖRÜNCE Ali Akın (Albazoğlu) Yüreğime düştü köz, Kız ben seni görünce. Dinlemedi kalbim söz, Kız ben seni görünce. Hayel kurarım hayal, Var bende bir garip hal, Ben bana yazdım masal, Kız ben seni görünce. Ne türküler söyledim, Günü güne ekledim, Yollarını bekledim, Kız ben seni görünce. Aklımı aldın baştan, Kaçamam...
“İnsanlar başaklara benzer, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.” “Dünyanın en büyük cezaevi, cahil insanın kafasının içidir!” “Başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.” “Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.” “İnsan her yerde hep o insandır ve bir insanın özünde...
Dikensiz gül gibi, kokusuz çiçek gibi, sensiz ben eksiğim,Kurtulmayı bekleyen esirler gibi sensiz ben çaresizim,Yuvasız kuş gibi sensiz ben yaşayamam,Göçmen kuşlar gibi yuvamı arıyordum seni buldum, artık ne eksiğim ne çaresiz, seninle sonsuza kadar yaşayabilirim.Samet Korkmaz
Ziraat Fakültesinde okuduğum yıllarda ülkemizin mera durumu, kaba ot kaynakları, hayvan beslenmesi konularının önemi hakkında aklımda kalan en etkili söz Hocamızın ısrarla tekrarladığı, 1954 yılında dönemin tarım bakanı Nedim ÖKMEN in et sorunu için “Et Meselesi Ot Meselesidir” sözü olmuştur. Bu sözü ile çayır ve mera alanlarımıza sahip çıkmamızın önemini...
Sen kırmızı şarabını yudumlarken Ben seni seyredeyim Güzel yüzünü, İnce uzun parmaklarını… Sonra usulca uzan yanıma Saçların dökülsün omuzlarından Hiç konuşma Her tel saçını öpüp Her tel saçına ayrı bir şiir yazayım Sessizce uykuya dal kollarımda Bense uykuya yenik düşmeden Yılların hasretini susturmak için Sabaha kadar seni seyredeyim Gün doğumuyla...