Bir başka oluyor Seyr-ü seferde seni özlemek Kokunu uzaktan koklamak Seni rüyamda gördüm Hayal edip seninle yaşamak Sen bir başka şehirsin Hey dünya başkenti Aziz İstanbul Senin güneşin gibi batmıyor Nedense buranın güneşi Hasretin hiç yakmıyor Be güzel İstanbul Hele akşam sefası hiç yok Buralar da be İstanbul Senin akşam...
Kitap hakkında: 1926, 1936 ve 1941 yıllarında üç adet uçak fabrikası kurduk ve bu fabrikalarda yüzlerce uçak ürettik, Avrupa’ya bile ihraç ettik ama 1950’li yılların başlarında hepsini de kendi ellerimizle teker teker kapattık. 1961 yılında ise tasarımından motoruna kadar yüzde sekseni yerli olan Devrim otomobillerinin prototiplerini yaptık ama seri üretimi...
#OKUDUMBİTTİ #FATİHALTINÖZ #KUTSALAİLE Kitap kahramanı, sekiz yaşında bir erkek çocuğun babası, hazine avukatı eşi, yaşadığı kiralık evi, gözü gibi baktığı ikinci el arabası, zampara babası, paragöz anası, hem zampara, üçkağıtçı, hem de paragöz kardeşi, pek haz almadığı hanım tarafı ile gelgitler misali yaşam süren, bir banka memuru olan İsmail. Öylesine...
Olası taş mezar. Sevmenin iskeleti. Jaluzili pencerenden görülmekte açık seçik, Ziftli sandal yolculuğu sonsuzluğa. Eflatun balkonundan gülüşün eşlik edecek Billur bakışlı bir şairin son mısralarına. Açılır bir kapı elbet kapanırken diğeri Benden önce kapı kaçar karanlığın on ikisine. Siyah pantolonlu çocuklar bakar kapı aralığından Yamaları umut dikili . Yırtıklarımı gizlercesine....
Yirmi altıncı kitabım; “HEPİMİZ BU DÜNYAYA İNSAN OLMAYA GELDİK” adıyla, 216 sayfa olarak, Gülnar Yayınları’ndan çıkmış olup dağıtım ve satıştadır. Anlam, ahlâk, refah, yöntem ve adalet arayışı için; hem bireysel hem toplumsal yol haritası önerileri içermektedir. Kalp ve kafa aydınlanmasıyla; hem kendimize hem de çevremize huzur ve güven aşılayarak, insani yolculuğumuzu sürdürebiliriz....
Yan komşudan gelen hüzünlü müzik sesi duyulmuyordu artık. İnna halsizce, adeta ayaklarını sürüyerek yatak odasından mutfağa geçtiğinde; evin camlarını titreten, kuzey yönünden esen rüzgar da dinmişti artık. Soğutucuyu açtı, birkaç salam, sosis, Hollanda peyniri ve yarım elmaya uzun süre baktıktan sonra, canının hiç de yemek istemediğini anlamıştı. Aslında ne istediğini...