6 Ekim 1923 sabahı İstanbul’un üzerine bir sessizlik çökmüştü; o sessizlikten beslenen bir beklenti vardı. Sis, Boğaz’ın sularını ve Haliç’in kıyılarını sararken, minarelerden yükselen ezan sesi ve Galata’dan gelen adım sesleri bu sessizliği delinmişti. Şehrin her köşesinde farklı bir hayat, farklı bir heyecan, farklı bir hafıza vardı. Her ev, her...