Gülenay Güneş
…
Eser: GENÇ BİR DOKTORUN ANILARI
Yazar: MİHAİL BULGAKOV
Kitap 9 hikayeden oluşuyor ve o kadar gerçekçiydi ki, sanki yaşanmış gerçek olaylardan alıntılanmış hissi verdi bana. Yazarın tıp fakültesi mezunu olması da bunda etkili olmuş diye düşünüyorum. Bu arada çoğu hikâye, farklı yıllarda çeşitli dergilerde tefrika edilmiştir.
KISACA KİTAP KONUSU
1917 yılı, Çarlık yönetiminin yıkılıp, yerine Sovyetler Birliği’nin kurulması ile sonuçlanan Rusya Devrim zamanında geçiyor kitap. Tabii bu devrim hususu, özellikle son 2 hikâyede ağırlık kazanıyor.
Doktorumuz Bomgard, henüz 24 yaşında, yeni mezun ve haliyle deneyimsiz. Mezuniyetinin ardından ücra bir köy olan Gorelovka’ya atanıyor. İlk defa ilgileneceği hastalık vakaları ile karşı karşıya. Hep kış ayında, kar-kış kıyamet ve yüzlerce hasta vakası, zaman zaman bulunduğu köyden komşu köylere de atlarla, zorlu hava koşullarında ulaşım sağlamak durumunda kalıyor. Hastaların tedavisi konusunda cesaretini ve kendine olan güvenini kaybetmiyor.
Yalnız işi çok zor çünkü, cahil halk için hizmet veriyor ve türlü türlü bilinçsiz hasta ile karşılaşması, zorlu hava koşulları ve deneyimsiz olması. Zor doğumlar-ters gelen bebek, cerrahi müdahaleler, döküntü, larenjit, frengi ve daha birçok hastalık…
Ve sonunda şehre tayin oluyor. Tıbbî okumaları bir kenara bırakıp, zihnini rahatlatmak için Fenimore Cooper okumaya başlıyor…. Yine şehirde bir hastanede görevine devam ediyor.
SON 2 HİKAYE’nin detaylı yorumu
MORFİN; Kendisinden sonra aynı ücra köye atanan Doktor Polyakov çok hastalanır ve kahramanımız doktor Bomgard’a mektupla kendisinden yardım ve tedavi istediğini bildirir. Acılarını dindirmek için kendisine sürekli morfin enjekte eder, hastalarına da bu durumun yansımadığını ve olumsuz bir durum yaratmadığını düşünür. Moskova’da bir kliniğe yatırılır, zamanı gelmeden kaçar ve sonrasında da kendini vurur.
Doktorumuz Bomgard’ın kendi hastanesinden oraya ulaşmak için izin alması ve mevcut hava koşulları, gitmesini biraz geciktirir ve daha gidemeden Doktor Polyakov’un kendini vurarak yaralanır ve şehre hastaneye getirilir. Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamaz. Ölmeden önce Bomgard’a bıraktığı mektupta tedavi olmaktan vazgeçtiğini, kendisine daha fazla acı çektirmek istemediği ve ayrıca günlüğünü de Bomgard’a miras bıraktığını yazmıştır.
Ve son hikâye olan BEN BİRİNİ ÖLDÜRDÜM Doktor Yaşvin ve doktorumuz Bomgard arasında Moskova’da geçer. Kılık kıyafetine son derece önem veren, cesur, kitaplara ve tiyatroya düşkün, çok iyi bir doktor olan Yaşvin, zaman zaman da ketumdur. Birkaç doktor bir arada sohbet ederlerken, Yaşvin bir hastasını kasten öldürdüğünden bahseder.
