KADINLAR ORMANI
JENNIFER CLEMENT
200 SAYFA
📖Kayıp bir kadın sağanak yağmurda su yolunda akıp giden yapraklardan biridir sadece.
♨️Meksika’nın Guerrero eyaletindeki dağlık ve yoksul bir köy. Burada genç kız olmak suç, hele güzel olmak büyük tehlike. Çünkü uyuşturucu kartelleri araçları ile geldikleri köyde, beğendikleri kız çocuklarını kaçırmaktadır. Ve kaçırılan kız çocuklarının akıbeti ise karanlık.
♨️Annneler kartellerin eline geçmesinden korktukları kızlarını oğlan çocuğu gibi giydirip, ellerinden geldiğince çirkinleştirirler. Hatta bu korkunç adamlardan kızlarını korumak için açtıkları çukurlara saklarlar.
♨️Bu tekinsiz topraklarda doğup büyüyen Ladydi Garcia’nın anlatımı ile konuk oluyoruz bu yoksul dağ köyüne. Köyün erkeklerinin çalışmak için Amerika’ya gidip bir daha dönmediği, geriye sadece kadınların kaldığı bir köy burası. Kadınların hayatta kalma mücadelesi, kız çocuklarının yaşamak için çirkin görünme çabası, kısacası kadınların “Kadınlığını Gizlemek” zorunda kaldığı, oldukça vurucu ve ne yazık ki gerçekleri anlatan bir hikaye.
♨️Erkeklerin yokluğunda kadınların dayanışması, annelerin kız çocuklarını koruma çabaları, yaşanan çaresizlikler, erkek egemen bir dünyada kadınların sırf kadın olduğu (hele birde güzel bir kız çocuğu veya kadınsa) için çektiği eziyetler, sistemin acımasızlığı çok can yakıcı bir anlatımla dile getirilmiş.
♨️Sevgili Bahar ile okuduk ve sonrasında konuştuk kitap üzerine uzun uzun. Eşlik ettiğin için teşekkür ediyorum bitanem 🥰🥰 Ardından film üzerine yapılan bir söyleşiyi izledik netten. Hatta ilk fırsatta filmini de izlemek istiyorum. (Eser 2021 yılında yönetmen Tatiana Huezo tarafından sinemaya aktarılmış; orijinal adının Noche de Fuego, İngilizce adının Prayers for the Stolen ve Türkçe adının Yangın Gecesi olduğunu okudum yine nette.)
♨️Yazarla ilgili de kısa bir bilgi ekleyeyim. Jennifer Clement, Amerikan-Meksikalı tanınmış bir yazar, şair ve insan hakları savunucusu. Hem edebiyat dünyasındaki başarılarıyla hem de edebiyat özgürlüğü ve kadın hakları alanındaki uluslararası mücadelesiyle biliniyor. 1960 yılında ABD’de doğmuş, ancak çocukluğundan itibaren Meksika’da büyümüş. New York Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı ve Antropoloji okumuş. Dünya çapında yazarları ve ifade özgürlüğünü savunan dev kuruluş PEN International’ın 2015-2021 yılları arasında başkanlığını yürütmüş. 1921’de kurulan bu uluslararası kurumun tarihindeki ilk kadın başkanı olarakta önemli bir iz bırakmış.
📖 Baban bendeki müziği öldürdü.
📖 Güneşin soğuk olabileceğini hiç bilmezdim.
📖 Her şeyi anlatmak için sadece yirmi altı harf olduğuna inanabiliyor musun, dedi. Aşk hakkında, kıskançlık hakkında ya da Tanrı hakkında konuşmak için sadece yirmi altı harf var.
📖 Sana sevginin bir duygu değil, bir fedakarlık olduğunu söylememi istedi.
📖 Birileri bu ülkeye boydan boya bir ağ attı, biz de içine düştük.
LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!
Arzu ORTAÖREN