Karanlık hayatıma girdin ışık gibi, İsterim her günüm geçsin bunun gibi, İnandırdın her sözüne günden güne, Gitmeye başladı hayatım seninle birlikte, Kim bilirdi bu kısa sürecek, ışık tekrar sönecek, İnandığım her şey yerle bir olacak, Hayatım tekrar yalnızlığa mahkum kalacak, Düşünemedim ihanet bu denli can yakacak, Bu nasıl sevda bilinmez,...
Biz çocukluğumuzda saygı, sevgi hâk, hukuk, adalet gibi büyük değer kavramlarıyla yetiştirildik.Söze ne hacet, büyüklerimizin kaş göz işaretlerinden anlardık nasıl davranmamız gerektiğini.Büyüklerimiz bizim oturduğumuz odaya geldiğinde ayağa kalkar, yayılıp oturmazdık oturduğumuz yerde. Misafiri güler yüzle kapıda karşılar, o içeri girerken ayakkabılarını çevirirdik giderken kolayca giyebilsin diye. Oturacağı yeri gösterir el...
B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Siirt Gökçebağ beldesi doğumluyum ilk okulu doğduğum beldede okunduktan sonra 1992 yılında dışardan katılarak Orta okulu diplomasını aldım ve okula ara verdim 1995 yılında askere gittikten sonra değişik yerlerde çalıştım lokanta konfeksiyon atölyelerinde restoranlarda vs. gibi yerlerde çalıştım. B.F. Yazmaya nasıl başladığınızdan ve ne...
Ne gökteyim ne yerdeyim Gönül denen tastayım ben Kalpten kalbe seferdeyim Bağrı yanık besteyim ben * Ben şiirim doğdum aşktan Çıktım gönül denen köşkten Hicran gibi kara taştan Duygu ören ustayım ben * Bazen naatla başlarım Ağıtla taşar yaşlarım Gâh överim gâh taşlarım His sızdıran testiyim ben * Tezene derdimle...
Resim: https://artsandculture.google.com/asset/cimon-and-pero-roman-charity-antonio-bellucci/8QGZz4zO7GdZ6w?hl=de AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ ® BABASINI EMZİREN KADIN Fransa’da XIV. Louis döneminde geçen bir olay… Peter Paul Rubens‘in (1635) Petersburg Hermitage Müzesi’nde bulunan ‘Babasını Emziren Kadın ‘tablosunun insanın yüreğine dokunan hüzünlü öyküsü… Kendi halinde bir kumaş tüccarı olan Cimon, ortağının yalan beyanları ile şikayet edilir.. O dönem ise çok sık uygulanan bir...
İstanbul’un eski mahallelerinden birinde sonbahar yaprakları rüzgarla savruluyordu. Dar sokaklar sessiz, taş kaldırımlar soluktu; evlerin boyası zamanla kabarmış, pencereler eski camlarla örtülmüştü. Mahalledeki çocuklar artık sokaklarda oynamıyor, evlerin önünde bekleyen yaşlılar ise birer gölge gibi oturuyor, zamanın yavaşlığını izliyordu. Efe, elleri cebinde, başını öne eğerek yürüyordu. Mahallenin taş kaldırımları, onun...