Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
14°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
10°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
9°C

Okumak ve Yazmak Hakkında

Okumak ve Yazmak Hakkında
29 Mart 2025 17:28
9
A+
A-

Daha önceleri, yazılı ifade sanatı olarak, hece şiirini yoğun bir ölçüde tercih ediyordum. O zamanlar da “şiir karın doyurmuyor arkadaş” diye sloganik tepki verenler oluyordu. Sonraları şiir yazmakla birlikte ağırlığımı; deneme, makale, mektup ve özdeyişlere verdim.

   Karnı bir türlü doymayanlar, yine gizli-açık bireysel görüşlerini sıraladılar, benzer tepki verdiler.
Fakat alternatif de üretemediler. Başkalarının hazırlayıp sunduğu, dayattığı, hiçbir sorunu çözmeyen, mantıklı bir açıklaması ve gerekçesi olmayan bir gündemin sözcüsü, savunucusu veya tepki vereni olmak zorunda değiliz. Gündemi biz belirleyelim, haklıysak sürdürelim. İhtiyacı olan alır, anlamayan, anlamak istemeyen de tepki gösterir. Bilimsel, somut, planlı, metotlu ve yazılı bir çözüm arayışı; diğer güncelik politik kazanç amaçlı önerilerden, her zaman daha kalıcı ve hayırlıdır.

   15 yaşımdan, 60 yaşıma kadar; 45 yıldır teknik, sosyal, edebi, teknolojik, bilim, sanat, sosyoloji, psikoloji, tarih, hukuk ve felsefe ağırlıklı okuma ve yazma uğraşı içerisindeyim. Bu çaba, vakit geçirmek ve hobi çalışmasından öte bir niyet ve eylemdir. Tam  “yeter artık okuyacağım bir şey kalmadı, yazmalarım da çok yönlü şekil aldı, nokta koymalıyım” derken, karşıma yeni bir anlatım, kelime, kavram, öneri ve bakış açısı çıkıyor ve noksanlığım olduğunu hissediyorum.
   Özel bir çetele tutmadım, not almadım. Farklı alanlarda; kitap, dergi, akademik rapor, bitirme tezi, yüksek lisans tezi, doktora tezi vb. çeşitlikte en az 6-7 bin civarında yazılı çalışmanın elimden ve zihin süzgecimden geçtiğini tahmin ediyorum. Ve önerim odur ki; bir insanın mesleği ve uğraşı, yönelimi, eğilimi, deneyimi ne olursa olsun, farklı alanlarda, 50 yaşına kadar en az 1000 kitap okumalıdır diye bir tespitte bulunmak istiyorum.

   Bireysel yeterli bir bilinç ve olgunluk oturmadan; aile birliği, komşuluk bilinci, iş ahlakı, demokrasi bilinci, hukuk bilinci, birlikte yaşam ve dayanışma bilinci, paylaşma bilinci, yurttaşlık bilinci oluşmuyor. Ve insanseverlik, yurtseverlik, evrensel ve yerel aidiyet bilinci de taklit, gösteriş ve dayatmadan öte geçemiyor. Bilinç ve algıda oluşan; tutarsızlık, kararsızlık, hazımsızlık, doyumsuzluk, yetersizlik, istikrarsızlık bertaraf edilmezse, katlayarak büyüyor ve tüm gezegene yayılıyor.

   Okumadığım bir kitabı kütüphane raflarına yerleştirmem. Farklı bir ortamda tutarım. Ve 10 üzerinden en az 7 puan vermediğim kitabı da arşivlemem. Okumadığım, sıra bekleyen kitaplar için, çalışma odamda yavru bir kitaplık oluşturdum ve “gözümün önünde olsunlar” düşüncesiyle okunma sırası bekleyen kitapları burada bulunduruyorum. Satın aldığım, yayıncılardan ve yazar dostlardan gelen eserleri bu kitaplıkta tutuyorum. Vakit buldukça okuyup değerlendiriyorum.

   Şahsından, eserlerinden her ne kadar daha önce  haberdar olsam da Sayın Sosyolog, Prof. Dr. Besim F. Dellaloğlu hocamızın eserleriyle geç tanışmış olmaktan dolayı üzgünüm ve mahcubum. Birkaç eserini okudum diğerlerini de temin ettim ve okunma sırasına girdiler. Youtube söyleşilerini de ilgiyle takip ediyorum. Gözlem, tespit, tahlil, analiz ve sentezleri ilginizi çekecektir. Her anlatıma da yüzde yüz katılmak zorunda değilsiniz.

   Hani bir bulmaca çözeriz de bazen noksan kalan bir harf ve kelime için saatlerce kafa yorarız. Kitaplar da işte bu eksikliğimizi tamamlıyor. Öğrendiğiniz bir kelime, bilgi, kavram, formül ve açıklama; zihnimizde yeri boş kalan bulmacayı tamamlıyor ve yolumuza daha tutarlı, kararlı, azimli, huzurlu ve güvenli şekilde devam ediyoruz.

   Kini kinle yıkayan, kiri kendi kiriyle örtmeye çalışan, mevcut bir düzene karşı çıkıp, daha niteliksiz bir düzenin mimarı olan anlayıştan ve insanı yok sayan iradelerden kurtulma niyetiniz; ancak gösterdiğiniz yerinde ve meşru bir çabayla inandırıcı olacaktır.


   Fotoğrafta gördüğünüz kitaplar, en fazla 2-3 ayda okunabilecek hacimdedir. Okudukça yorumlarımı paylaşırım. Sizlere de öneri olarak sunayım istedim. Bayram yaklaşıyor. Şekeriniz, tatlınız, muhabbetiniz bol olsun. Hediye alıp verirken, alternatif olarak kitapları da eklemeyi ihmal etmeyelim.
Keyifli ve verimli okumalar dilerim.


Ali Rıza Malkoç

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.