Böyle bir sistem olamaz Çark üstüne çark yapılır Arabalar yer bulamaz Park üstüne park yapılır Neden bozulmuş aralar İyileşmez bu yaralar Değer kaybetti paralar Mark üstüne mark yapılır Alparslan olmaz katıdan Sular damlıyor çatıdan Hayır gelmez bu batıdan Şark üstüne şark yapılır Alparslan Kunduz
Özlemler karışıyor gecelerime Adını koyamadığım, Bilinmedik bir zamana, Kaptırdım yitip gidenleri Sonu var mıydı? Bu özlemlerin Kalk git demeye, Göcüm yeter miydi? Kendi kendime boğulduğum Bu çıkmazda Bir yolu var mıydı? Yoksa sonum muydu? Bitmek bilmeyen özlemler… Emrah Elitaş
Hangi aşk’tı, sana böyle yazdıran ? Yüreğini parça parça, edip ezdiren Yaşamaya küstürüp, belki bezdiren Neydi ah ettiren, bu kadar USTAM Naif yüreğini incitmişler ! Ustam senin Ahu figan ederdi ! GÖRDÜM TELLERİN Eğer başkasını ! SARARSA KOLLARIN KİME İDİ KAHIRIN ? SÖYLE BE USTAM Sazın dile gelmiş, nasıl söylemiş...
Mutluluğu, sevdayı, sende tattım ilk defa. Seni sevdim güzelim, gözlerime, bak sana. Açıver yüreğini, kalbinde, yer bulayım. Sana alan aşkımı, şarkılara yazayım. Yenilir sevdama, deli gururum. Ben seni görmeden, nasıl dururum. Yokluğun önümde, koca bir uçurum. Kıyarım, bu cana, ecel olurum. Öyle bir ateşki, söyle dinermi. Toprağa girmeden, sevdam bitermi....
Gitme, daha erken, n’olur, kal bir az, Geçirelim bu baharı, gidersin. Bir ıslanıp yağmurunda hazanın Karşılayalım ilk karı, gidersin. Kaçmıyoruz, gidersin de, azizim, Gitme, hele bir bak nedir son sözüm, Bekle biraz, ne yaşımız var bizim?! Bırak olsun ömür yarı, gidersin. Bir gün ölsem bu dertle, bu azarla, Konum-komşu mezarımı...
Merhaba yasaklı sevdam Bir eşkıyanın geldiği kaçak yollardan geldim sana Issız karanlık gecelerden Cebimdeki sana yasaklı kelimelerden Ay ışıdığında yaktığım sigaramın dumanından Kaçak yollardan geldim sana… Merhaba yasaklı sevdam Sana senden çok uzaklardan geldim Sen hayatının baharında bir fidan Ben ise yolunu aşmış bir çınar Seni yasaklı sevdim kanunda olmamasına...