Denizin kalbi, dikenli tel gibi gerilmiş, Ufukta zincirli bir sabah bekliyor. Her dalga, yasaklanmış bir ekmek kırıntısı, Her rüzgâr, yoksulluğun bileğine bağlanmış düğüm.
Ama gemiler çıkar, İnancın tahta kaburgalarına sığınarak. Onlar, taşımaz sadece un ve ilaç, Taşır: İnsanın inadını, Çocuğun gözlerindeki su damlasını, Bir annenin kırılmayan duasını.
Sumud… Bir kelime değil, Küller içinden yeniden doğan nefes. Yeryüzünün en sessiz çığlığı, Engelleri yaran kararlılık.
Deniz diken olur, engel olur, Ama direnç kanat takar teknelere. Karanlık, üzerine çökerse gökyüzünün, Bir mum yakılır Bir filonun güvertesinde.
Çünkü Sumud, Bazen sadece yaşamak demektir. Bazen ufka bakıp, “Bu yolun sonu Gazze’dir” diye Susmadan yürümektir.
B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? 16.08.1983 yılında Çorum’da doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimini bu şehirde tamamladım. Yükseköğrenimini Kocaeli Üniversitesinde yüksek onur öğrencisi olarak bölüm birincisi olarak tamamladım. Şuan aynı ilde kamu görevlisi olarak görev yapmaktadır. Üniversite döneminde edebiyat hocasının yönlendirmeleriyle şiir ile profesyonel anlamda ilgilenmeye başladım. Şairim. B.F....
Seni sevdiğime pişmanım şimdi Recep Hacılar … Seni sevdiğime pişmanım şimdi Bir bilsen yüreğim nasıl yanıyor Kararmış aşkına düşmanım şimdi Seni seven gönlüm nasıl kanıyor Sen kopardın benim gönül bağımı Her gün yaşıyorum hicran çağını Baykuş esir aldı sevgi dağımı Bülbül şeyda gülü kötü tanıyor Alıp da başımı nere gideyim...
#OKUDUMBİTTİ . #TAHSİNYÜCEL . #KİMİMBEN Öncelikle böyle bir kitabı okumaktan müthiş bir haz duydum diyebilirim. Kitap bittikten sonra özellikle son zamanlarda, sokaktaki adamdan tutun da, gazetelerde, politikada, yazım edebiyatında Türkçenin ne kadar yanlış kullanıldığının ve kullandığımızın ayırdına varıyor insan. Tahsin Yücel kendi gençlik dönemlerinde Türkçenin daha dikkatli, daha naif kullanıldığına...
“Bazen en büyük hakikat, en küçük kanatların çıkardığı seste saklıdır.” Dünyanın tarihi çoğu zaman güçlülerin kalemiyle yazıldı. Krallar konuştu, imparatorlar emirler verdi, ordular yürüdü, saraylar yükseldi. Tarih kitapları onların zaferlerini sayfalarına taşıdı. Oysa aynı tarihin dipnotlarında, adı hiç anılmayan milyonlarca insan sessizce yaşadı, mücadele etti ve unutuldu. İnsanlık zamanla garip...
Berlin’de, Atatürk haberlerinin yer aldığı gazete ve dergilerden oluşan bir sergi açıldı. Hürriyet Gazetesi’nin eski muhabirlerinden gazeteci ve tarih araştırmacısı Şenol Şahin Çörekci, Neukölln semtindeki bahçesinde açtığı sergide, Atatürk dönemine.. Berlin’de, Atatürk haberlerinin yer aldığı gazete ve dergilerden oluşan bir sergi açıldı. Hürriyet Gazetesi’nin eski muhabirlerinden gazeteci ve tarih araştırmacısı...