Yağmurlu bir gecede bir sokak lambası altında, Mazi’de yitip giden anılarla hasbi hal eyler iken, Ne ara vakit yine dem vurdu bir seher vaktine, Arzu halim yine kaldı bir başka yağmurlu geceye, Oysa’ki çözülmüştü lal dilime vurulan suskunluk prangaları, Ayrılığa kararan ana son bahara çalmayan mevsimlere, Ansızın yaprak misali döküldüğüm...
“Pencereyi kapatıp perdeleri çekti. Tam pencerenin altındaki tekli koltukta, masasında olacaktı… O sabah büyük bir umutla çıktı evden… Ve Volvo’suna atlayarak bana doğru geldi. Çıkmadan önce evden aldığı son şey tuttuğu notları oldu. Onlar da bu kitap oldu.” Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Hüseyin Sezer’in edebiyat dünyasının ilgisini çeken ilk eseri...
Akustiği kadarım bir vadinin İçimde yankıyor özlemin . Gece kadarım bu girdapta Yine ay türküsü ve aynı şelale… Yine sinesindeyim Leylavî bir kederin. Şevkini yitirmiş bülbül , kanarya , Ağustos böceği Suskun bir elekten geçiyor en nadide huzur Geyşa özentili tavus kuşları her yerde, Tüyleri var ki bakışlarının rengi; Neşesi...
Umuda koşuyoruz. Kurtuluşun hedefine koşuyoruz… Ama umutlar hep yarım kalıyor. Ya da koşu bandımız erken sona eriyor. Başaracak mıyız? Bilmiyorum ki… Bildiğim umutlarım acı ve mustarip tahribin kaderi… Yine de kötü kadere pes edip durmayacağım. Kitap bahçelerine tohum atacağım ki arkamda umutlar yeşillensin. Yeşillenen sevgi kitaplardaki umutlar… Umutlar… Başımda dağılmayan...
Kim bilir ne kadar şanslı yürüdüğün toprak,Gördüğün insanlar, baktığın kuşlar,Ne kadar şanslı bulunduğun şehir, ev.İçtiğin su, yediğin yemek ne kadar şanslı.Yanında yürümek, kokunu almak,Seninle muhabbet ne kadar hoş,Sana bakmak ne kadar hoş,Hele ki sana âşık olmak ne kadar zor.Dokunduğuna dokunmak ne kadar hoş,Yürüdüğün yolda seninle yürümek ne kadar hoş,Gözlerimin seni...
#OKUDUMBİTTİ. #MOLİERE . #KİBARLIKBUDALASI Bir tiyatro eseri düşününki Türkleri yermek için yapılsın. Evet doğru okudunuz. Fransa Kralı 14.Louis’in bizlere kızgınlığı nedeniyle Moiere’e verdiği emir üzerine yazılmış bir eser. Niçin mi? 4 Mehmet, saraydan Süleyman Ağa’yı kültürlerini, batılılığı incelemesi amacıyla Fransa’ya yollar. Fransa’da iyi karşılanmasına ve her şeyi beğenmesine rağmen 4.Mehmet’e...