Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
28°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
29°C
Perşembe Açık
32°C
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C

BİRAZ EMPATİ BİRAZ MESAFE

BİRAZ EMPATİ BİRAZ MESAFE
16 Ağustos 2026 14:53
22
A+
A-

Bazen düşünüyorum da, insanları anlamaya çalışmak, onları haklı veya haksız bulmaktan çok daha farklı bir şey. Sanırım buna empati kurabilmek de diyebiliriz. Ancak ters giden bir şeyler olduğunda bunun bir sınırı, sabrın bir sonu var mıdır, zira yeri geliyor kendimizi bile anlamadığımız, tahammül edemediğimiz anlar olmuyor değil…

Herhangi birinin bize ters, aksi veya kendi çizgimizden farklı davranmasının altında ‘kendine göre’ haklı sebepleri olabilir elbet. Bana göre peşin hüküm vermeden, karşı tarafa bunun sebebini sormalı ve anlamaya çalışmalıyız. Peki bu sınırımızı aşacak seviyedeyse ‘nereye kadar sabretmeli ve empati kurmalı’ sorusu sanırım hepimizin aklını meşgul edecektir.

Sabrın ve empatinin fazlası bize olumsuz duygular da yükleyebilir ve bu anlamda enerjimizin, kendimizi tüketmek pahasına düşmemesi gerekir diye düşünüyorum. Kendi sınırlarımızın ihlali, hadisenin çözümsüzlüğü ve uzlaşma sağlanamaması durumunda, hafifçe uzaklaşarak bir duruş sergilemek ve incitmeden ‘bize göre’ doğru olanı, doğru kelimelerle aktarmak belki de yapabileceğimiz en isabetli yaklaşımdır. Kısaca empati kurarken, bana göre her yükü üzerimize almadan, kendimizi kaybetmeden, kontrollü ve bilinçli yaklaşılmalı.

Anlaşmazlıklar dolayısıyla belki de ilişkiler çok sağlıklı ilerlemeyecek, yara alacak, zedelenecek ve kaçış yolu tıkanacaktır, yapılabilecek en anlamlı duruş; ‘eğer ortada kötü niyet yoksa’ mümkün mertebe daha az bir araya gelmek, daha az diyalog ve karşı tarafı daha fazla tolere etmek olabilir. Hepimiz, her durumda bunu uygulayabilir miyiz bilinmez ancak huzurumuz ve hayat kalitemiz açısından en azından denemeliyiz. Hayat olanca hızıyla akarken ilişkilerde bu anlaşmazlıklara saplanıp kalmak, debelenmek, kendimize haksızlık olacağı için hayatımızı en iyi şekilde değerlendirmek, kendimize özel alan ve vakit ayırmak belki de alacağımız yolda bize rehberlik edecektir diye düşünüyorum.

Farklı fikirler değerlendirilebilir, bize göre farklı hayatlar yaşayan, farklı seçimler yapanların hikayesini bilmeden yargılamak da doğru olmasa gerek. Fakat insanları çoğu zaman anlamak imkânsızlaşabiliyor ve buna paralel olarak herkese koşulsuz saygı göstermek ve olduğu gibi kabul etmek bana çok doğru ve samimi gelmiyor. Her konuda hemfikir olunması tabii ki beklenmiyor ancak önemli konularda fikir ayrılıkları söz konusu ise hoşgörü ve hümanist olmak bile bazen yetersiz kalabiliyor ve doğal olarak mesafe koymak gerekiyor. Herkesle fikren anlaşmak gibi bir yükümlülüğümüz de yok değil mi? Öyle tutumlar, öyle görüşler oluyor ki bazen sabrın sonuna gelinip, yolları ayırmak ‘üzücü de olsa’ daha doğru bir karar olabiliyor. Denildiği gibi ‘az insan, çok huzur’ belki de!  

Ben farklı zihinler için buna, Apple-Ios ve Android işletim sistemi farklılıkları diyorum. Kişi ve konu ne olursa olsun,  hayat ileri doğru akarken vadesi dolan her şeyin geride kalacağına inanıyorum.  

GÜLENAY GÜNEŞ

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.