Çarəsiz, kimsəsiz sahil kimisən, Kükrəyən dalgalar üstünə gəlir. Könül tellərində həsrət simisən, Yangısı bagrımın başını dəlir. Bu acı kədərə dözməyir ürək, Nəgməsi yarımçıq dodaq kimisən. Barlı baharını aparıb külək, Çiçəyi don vurmuş budaq kimisən. Şəhid nəfəslidir sanki bu payız, Torpaqdan şəhidlik qoxusu gəlir. Ey şəhid anası deyilsən yalqız, Arxanca haqqın...
Güz mevsimiydi. Egenin kuzeyinde dağların üzerindeki küçük bir kasabaya gitmiştik. Kasabanın merkezindeki bütün yollar ve ara sokaklar trafiğe kapatılmış, gölgeliklerin altına tezgâhlar kurulmuştu. O gün kasabanın pazarıydı. Güneydeki turistik kasabalarda pazar yeri denilince insanların aklına daha çok sebze ve meyve satılan sergiler gelirdi. Buradaki tezgâhlarda ise çok miktarda tekstil, ayakkabı...
Alık alık dolaşmanın sebebi benmişim bugün de Düşünmedin mi oluru var mı yok mu diye Bilmeden etmeden atmışsın kendini ateşe Değer miydi sahiden benim gibi biri için bile bile *** Eline almışsın kalemi acele acele O kadar naif betimlemişsin ki her dizeyi Kimse çekmemiştir sevdası için bu kadar çile Aşık...
Sanma devran gider böyle Elbet devran döner bir gün Sen sen ol doğruyu söyle Yalan mumu söner bir gün Öyle değil midir canlar Adam olan iyi anlar Nice krallar sultanlar Tahtlarından iner bir gün Havaya baktım ki puslu Kimi haylaz kimi uslu Böyle midir işin aslı Bu fırtına diner bir...
Ahlak yoksa ahlak…! Beden, abdest mi tutar…; Abdest…., Abdest olur mu ki, o zaman…?! Zàten riyã dolu…, Koskoca bir zahmetle…, Taşınması; Nâfile bir yük.. .! Etmedikçe sahibi…, Edep için…., Tövbeyi istiğfâr…. Ahlaksızın…; Ne abdestini, ne secdesini; Etmez ki kâbûl…, Vallâhi toprak bile o zaman… ! Böyle bir cesedin varlığı…, Leşten...
Gelincikten çiçek her yer de allar Arı yapsın petek derman o ballar Mis gibi koksunlar kırmızı güller Ormanı Sev Oğul yeşersin dallar . Oksijen deposu ormanlar bizim Ağaçlar sıralı bak dizim dizim Daldan dala konar kanarya kuşum Ormanı sev oğul yeşersin dallar . Bir dalı incitme solup gitmesin Yürekler de...