DOLAR
32,9914
EURO
35,8899
ALTIN
2.520,32
BIST
10.991,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
27°C
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
31°C

Devrim’in Arabaları Vardı

Devrim’in Arabaları Vardı

Kitap hakkında:

1926, 1936 ve 1941 yıllarında üç adet uçak fabrikası kurduk ve bu fabrikalarda yüzlerce uçak ürettik, Avrupa’ya bile ihraç ettik ama 1950’li yılların başlarında hepsini de kendi ellerimizle teker teker kapattık. 1961 yılında ise tasarımından motoruna kadar yüzde sekseni yerli olan Devrim otomobillerinin prototiplerini yaptık ama seri üretimi yaptırılmadı. Bu iki olay, üretim toplumundan nasıl uzaklaştırıldığımızın, ülkemizin ekonomik kalkınma mücadelesinin nasıl zaafa uğratıldığının en açık örneğidir.

1930’lu yıllarda köylerin kalkındırılması amacıyla Köy Enstitüleri kurulmaya başlanmıştı, ama köylülerin eğitilmesiyle menfaatleri ve otoriterleri sarsılan köy ve toprak ağalarının, “Bu okullarda komünist yetiştiriliyor!” gibi ortaya attıkları suçlamaların bir sonucu ve ABD yardımlarının bir şartı olarak, tıpkı uçak fabrikalarımızda olduğu gibi, iç ve dış siyasi kaygılarla bu okullar 1950’li yılların başlarında kapatılır. Böylece üretken, öncü ve donanımlı öğretmen yetiştirmenin önü kesilerek, köylünün ve ülkenin aydınlanma süreci de zaafa uğratılır.

1952 yılında Türkiye NATO’ya girmiştir. Kontrgerillanın yani NATO’nun Türkiye’deki gizli ordusunun ilk projesi 6-7 Eylül 1955 Olaylarıdır. Bu olaylarda, halkın dini ve milli değerleri istismar edilerek Rum vatandaşlarımıza ait toplam 6 bin ev, iş yeri, kilise, okul vb. yağmalanmış, 11 Rum öldürülmüştü. Bu olayların sorumlusu komünistler gösterilmiş, 5.104 kişi tutuklanmış, bunlardan 228’i hafif cezalara çarptırılarak dava kapatılmıştır. Muhalefetin tüm ısrarlarına rağmen olayların perde arkası araştırılmamış, böylece 1960 darbesinin kapısı aralanmış, bu darbe de araştırılmadığından bir sonraki darbelere davetiye çıkartılmıştır. Acı tecrübeler göstermiştir ki; dinin yanlış anlatılması, dinin bir rant aracı gibi kullanılması, insanların ötekileştirilmesi ve darbeler, ülkemizi hem dünyadan ve demokrasiden hem de bizi birbirimizden ve hayallerimizden uzaklaştırmaktadır.

Devrim’in Arabaları Vardı: Atatürk’ün çağrısıyla İstanbul’a gelen bir profesörün yerli uçak ve yerli otomobil yapma hayali ve bir kız çocuğunun bu hayali gerçekleştirmek için verdiği inanılmaz mücadele, aşkı ve korkuları, korkularının tetiklediği korkunç bir cinayet ve uçak fabrikalarımız, Devrim otomobilleri, köy enstitüleri, darbeler… Gerçek hayat hikâyelerinden ve tarihi olaylardan esinlenerek ülkemizin temel sorunlarının objektif bir bakış açısıyla anlatıldığı, bu konular üzerine yazılmış ve tanıtım şarkısı olan ilk ve tek roman.

Devrim’in Arabaları Vardı adlı romanın tanıtım şarkısını dinlemek, tanıtım videosunu izlemek, tanıtım yazısını okumak ve kitabı almak için lütfen aşağıdaki resme tıklayın. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.