DOLAR
33,0372
EURO
35,9878
ALTIN
2.559,61
BIST
11.064,85
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Açık
33°C
Salı Az Bulutlu
34°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
34°C

Coğrafyam Kokmalı Benim Sevdiğim

Coğrafyam Kokmalı Benim Sevdiğim

29 Kasım 2018 Perşembe…

Bugün her günkü gibi bir gündü tabi ama hayatımın

şeridinde farklı bir şey oldu. Tarihten de anlaşıldığı gibi bir

sonbahar günüydü. Her zamanki şeyler tekrarlandı. Ta ki evden

çıktıktan sonra bir ağacın yüreğinden kopan bir yaprağın

hayatıma anlam yüklediği ana kadar…Yürüyor ve kendi

kendime konuşuyordum evden yaklaşık 800 adım uzaklaştıktan

sonra bir ağaç altından tam geçiyorken bir yaprak düştü tabi ki

de düşecek sonbaharda yapraklar düşer zaten ama bu yaprak o

yapraktı. Hayatımda ilk defa yüzüme çarpan yaprak, evet ilk defa

çarpan. Halbuki yüzümün bir yerlerinde daha fazla kalabilirdi.

Belki de hızlı çarpıp dalgın aklımı toparlamam için aklıma farklı

düşünceler ekip kaçmaktı amacı, belki kalsa tadı kaçacaktı.

Gökyüzü kapkara bir yasa tutulmuştu. Sanki birileri birazdan

kaybedeceklerini görür gibi olmuş ve gözyaşlarına set çekmişti.

Kaldırım taşları emeklerin ayak altından öpüyordu. Birer birer

terk ediyordu ağaçları yapraklar, baharın o yeşil gülüşleri

toprağın ailesine katılıyordu. Bir şeyler oluyordu da bana ne

oluyordu. Anlam veremiyordum aklımda ve yüreğimde

yoğunlaşan duygulara, birbirini itip koşan kelimeler, bedenimde

tazelenen hücreler sanki yeniden doğuyordu ruhum. Birkaç adım

attıktan sonra katıksızca güldüm. Çünkü insanı bir yaprağabenzettim. İnsanlarında mevsimleri vardı, insanlarda yeşerir,

yaşar ve dünyanın yüreğinden düşüp toprak olurdu. Yaprak,

filizlenip umutla aşkla açar gözlerini ilkbahara ve açar açmaz

âşık olur rahmine doğduğu ağaca ve dünyaya, yavaş yavaş açar

kendini baharın kollarına ve baharın gözünde güzelleşmek için

ilkbahara ayak uydurmak için çabalar güzelleşir. Âmâ tam ona

âşık olduğunu söylemek için yeltenirken bir anda yaza girer. Yaz

onu bunaltır sıcak günler üst üste gelir ona ilkbaharını, ona olan

aşkını unutturmaya çalışır. Ama o tüm bunlara rağmen

unutmamak için bütün zorluklara direnir. Çünkü ilk aşkı ve çok

da seviyordur. Yazın bütün zorluklarına göğüs gerer, aşkı için,

sevdası için, ilk aşkı için, yazın sıcağında canını acıtır ama yine

de tutunur hayatına. Sonra birden sonbahar kükrer tamda yazı

atlatmışken bu neydi şimdi. Sert rüzgâr, sabah ayazları, sisli

günler sağanaklı geceler sanki her şey onu vazgeçirmek için

üstüne üstüne geliyordu. Küçücük bedeni tüm bunlara yenik

düşer. Artık dayanamaz bir hal alır. Aşkı ilk günkü gibi aynı ama

bedeni artık yenik düşmüş ve yaşayacak gücü kalmamıştır.

İlkbaharın onu sevmemesi yetmezmiş gibi ağaçta onu

bırakıverir. Düşer yere aşkının, sevgisinin üzerine yüzlerce,

binlerce insan ona basıp geçer…

İnsan da böyle değil miydi!

İnsanlarında baharı, yazı ve sonbaharı vardı. İnsanında mevsimi

vardı. Canlılar mevsimlerde doğar, mevsimlerle ölürler. Biri çok

sever; umutla, aşkla, tüm bedeniyle sever. Duygularından emin

olup açıldığında yazın sıcaklığına uğrar, yani yanında başka

birini görür. Sevdiği sanır, tüm bu şeylere göğüs gerip ona sorar

ve öyle bir şeyin olmadığının sevinciyle ona açılır. Ama işte

sonbahar gelir. Kız veya erkek onu sevmediğini söyler ve onaâşık olamayacağını söyler ve tüm umutlar tükenir. Başkasını

sevmeyeceğini bile bile başkasına gider. Sevmez sadece yaşar.

İşte o gün bir yaprağın yüzüme çarpmasıyla başladı her şey. Bir

duygu nöbeti tuttu yüreğimi, bir coğrafya sevgisi doldu

bedenime ve ilk şiirim düştü dudaklarımdan; “COĞRAFYAM”

şiirini yazdım. Kağıtlar karardı, yüreğim yeşerdi.

FERHAT KAYA

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.