Çocuk çoban,bıyığı terlememiş daha Sabah,Horozlarla kalkar Akşam,nasıl yattığını bilmez. Yıkık okuldan bulduğu kitaplarla Dağ,bayır,okumayı çözer Savaşları okur. Salgın ölümleri okur Diktatörleri okur Atatürk’ölümünü de Din kitaplarından NUH’u İSA’yı,MUSA’yı,MUHAMMED’İ Okudukça,Tanımak ister Tanrıyı MUSA gibi bir çalılığa gelir Bağırır..TANRI !!RAB!!! ALLAH Neden bu savaşlar ve ölümler ?? Neden bu zenginlikler ve yoksullukla...
Arşivimi düzenlerken geçti elime, yaprakları dağılmış eski fotoğraf albümünden sayfa… 1971, 1974 Denizli… 1979, 1988 İstanbul’dan kareler… Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek’ten plaket alıyorum… Gürbüz Azak, Uğur Dündar, Rahmi Turan izliyor. Sigortalı ilk çalıştığım gazete İlk Haber’de başyazarlık masam… Tabii başyazı yazarken başyazarlık, haber yazarken muhabirlik, düzeltmenlik sırasında tashih masası…...
İçimde bir şey kırıldı… Yeni gördüm gerçekliğimi. İnsanları daha önce net görememiş olsam gerek ki yeni yeni anlıyorum sanırım. Çekilmek gerekmiş geri, bakmak gerek kimde ne kadarım diye… Kırgınlık da geçmez şimdi, öyle kızgınlığın saman alevi değil ki. İçinde yara açar, iz bırakır; bir daha kimseye güvenmezsin mesela kırıldıktan sonra....
Çok…çok yakınında olduğumu biliyor musun? Hiç sanmam, nereden bileceksin! Belki de benim için, -Nerede olursan ol, be adam! Bana ne nerede olduğundan. Attırma kafamın tasını. Çek git başımdan. Şeytan görsün yüzünü. Diye düşünüyor olabilirsin de. Derdi, tasası ben mişim gibi; uzaklarda mıyım, yakınlarda mıyım diye düşünecek hali yoktu her halde....
Ernest Hamıngway ismini çok duymuştum. Hatta yazmalarıma bir katkısı olur ümidiyle “Yazma Üzerine” adlı bir kitanını bile alıp incelemiştim. Tabi o bir derlemeydi. İspanya iç savaşında, dünyanın öbür ucundan savaşmak için gelen antifaşist bir gerilla grubunun bir köprüyü havaya uçurmak üzere görev alanların; grup içi diyalogları, aşkları, tutkuları, bir davaya...
Bu ilk yıkılışım değil ey kalbim Bilmem kaç yangın gördü Kaç mevsim ağladı gözlerim Kal ayakta kal, bari sen gitme yüreğim Tek özlem var… Tek bakış, tek bekleyiş.. Saçları siyah, gözleri ela tek hasret Acılı bir çok gönül kesiği düşüncelerim Kal ayakta kal, bari sen gitme yüreğim Sevmeyi bıraktım bu...