Çiçek kokuyor bu şehir Bu şehri çiçekle mı yıkadın, çiçekçi kadın, pembe mi, gül mü, Gülbeyaz mi senin adın? Bir kadına ne kadar yakışır neşe, çiçekçi kadın Kendini de çiçekler gibi seriyor musun güneşe Menekşe, orkide mi, papatya, lale, nergis mi? yasemin, nilüfer, çiğdem, çiçek mi, senin adın? Çiçekler gibi...
“Her Şeye Yetişemem” Bunu söylemek bile zor geliyor bazen. Çünkü dünya hep daha fazlasını istiyor. Daha hızlı olmamı, daha güçlü durmamı, her şeye aynı anda yetişmemi bekliyor. Ama ben öyle biri değilim. Bazen sadece yoruluyorum. Bazen hiçbir şey yapmadan durmak istiyorum. Bazen iyi olamıyorum. Herkes koşarken durmayı seçtiğim oluyor. Çünkü...
Zamanın avuçlarımızın arasından bir kum tanesi gibi süzülüp gidişini en çok o malum günde hissederiz. Takvime atılan o kırmızı çentik, sadece bir kutlamanın değil, aynı zamanda geçip gidenin dökümünü yapmanın da işaretidir. Doğum günü, insanın kendi varoluşuna şaşırdığı, aynadaki yüzüyle ilk kez karşılaşıyormuşçasına yabancılaştığı o tuhaf durak… Kim olduğumuzla kim...
Kelimelerin İzinde Yürüyenler Türk edebiyatı…Bir milletin asırlara yayılan kalp atışı, sesinin yankısı, gök kubbeye yazdığı kader şiiridir. Bu toprakların dili bazen en saf sevdayı söyler, bazen en derin hüznü taşır, kimi zaman da bir kahramanın atının nal sesinde özgürlüğe çağrı olur. Ve bu büyük mirası taşıyan ustalar vardır; kelimeyi sıradanlıktan...
Misafir gelmişiz biz bu dünyaya, Mal üstüne mallar yıĝmak nedendir? Aşırı çalışmak zarar bünyeye Hiç yere yorulup solan bedendir. * On on beş daire üç beş araba Zenginler, fakire demez meraba Ne varsa depremde döndü haraba Ev, araba, altın hâkka gidendir. * Haram helal demez yiyip durursun Yedikçe şişersin tam...