Ahlak yoksa ahlak…! Beden, abdest mi tutar…; Abdest…., Abdest olur mu ki, o zaman…?! Zàten riyã dolu…, Koskoca bir zahmetle…, Taşınması; Nâfile bir yük.. .! Etmedikçe sahibi…, Edep için…., Tövbeyi istiğfâr…. Ahlaksızın…; Ne abdestini, ne secdesini; Etmez ki kâbûl…, Vallâhi toprak bile o zaman… ! Böyle bir cesedin varlığı…, Leşten...
Sorma, sual etme, yorma sen seni Batını, zahiri gördüm de geldim. Sırrı hakikatin sonsuz bendini Kendi ellerimle ördüm de geldim. *** Hamdım, yandım, piştim, kapıda kaldım Bazen bir uykuda ummana daldım Elham’dan, İhlas’tan dersimi aldım Kırkların cemine girdim de geldim. *** Pirin huzuruna postumu serdim Bacı, kardeş ile ikrarı verdim...
FRANZ KAFKA’NIN MİLENA’YA MEKTUPLAR ÜZERİNE NOTLAR GÜLTEN TÜRKEL … #OKUDUBİTTİ . #FRANZKAFKA. #MİLENAYAMEKTUPLAR Ne zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Elime alıp alıp bırakıyor başka kitaplara yöneliyordum. Sonunda okudum. Aslında Kafka’nın eserlerini ve kaleme alış şeklini çok severim. Ancak bu kitabı tam akmasa da beğenmedim diyemem. Belki de bu durum mektupların...
İstanbul ağlıyor Sen yoksun diye Göz yaşları sel oldu İstanbul’un Seni soruyor bana Yok gitti dedim Boynuma sarıldı Dünyanın başkenti Koca İstanbul Hıçkırıklarla ağlıyor Yerlere atıyor kendini Aynı çocuklar gibi Bana kızıyor Senin gittiğini Söylemedim diye Sokaklar, caddeler, cafeler Hep seni soruyor Hepsi ağlıyor Senin için Beni istemiyorlar Sadece seni...