GÜLENAY GÜNEŞ Resmi/Milli ve Dini Günler bir kenara ‘bir kenara dedim çünkü Milli Günler coşku ile Dinî Günler ise inananlarca kutlanmalıdır elbette. Burada ister istemez yaklaşan Kurban Bayramına ve bu uğurda uygulanan ritüellere karşı olduğumu ve kabul etmediğimi yazmadan edemeyeceğim.’ konumuz bunların dışında kalan Özel Günler. Bu Özel Günler kutlanmalı...
“Şüphe olmadan sorgulanan hiç bir terim, kişi, kurum, kuruluşun bir kıymeti olmaz, hatta şüphe duymayan insan neyi nasıl soracağını bilmediği gibi sorguya da ihtiyaç duymaz. Şüphe’nin günümüz çağrıştırdığı anlamı ile değil derdim. Askerde duvarda okuduğum yazı halan aklımdan çıkmış değil. ” Güven kontrole mani değildir” İşte tamda burada şüphenin önemi...
Eski kütüphanelerin o kendine has, tozla karışmış kâğıt kokusunda insanı sarsan bir şeyler vardır. Bu koku, sadece bir malzemenin bozulmaya yüz tutuşunu değil, yaşanmışlıkların sessiz fısıltısını taşır. Latinlerin o meşhur cümlesini hatırlayalım: “Habent sua fata libelli.” Türkçesi şudur; “Kitapların da kendi kaderleri vardır.” Bu cümle, ilk bakışta sadece bir nesnenin...
VE SÜKÛT…! ———- Ali Rıza Navruz “Sessizlik ihânet etmez” Bir denize benzer ruh haline şahitseniz eğer, biliniz ki; sükûtla karşı karşıyasınızdır. O denize benzeyen ruh hâli içinde binlerce renkte düşünce birbirine hiç çarpmadan, dokunmadan yüzerler. Sükûtumuzun benzer anlamlılarına bakacak olursak; “susku” ve “susma” sözcükleri hemencecik göz kırpar bizlere… Sonrasında S.Korkmaz...
Şairin not defteri, mürekkep ve kâğıttan müteşekkil basit bir nesneden çok daha fazlasıdır; o, bir sürecin beşiği, ham fikirlerin laboratuvarı ve bir ruhun en mahrem tanıklık odasıdır. Bir şiir tamamlanıp okuyucunun karşısına çıktığında, zarif bir forma kavuşmuş, cilalanmış bir eserdir. Oysa o eserin kökleri, not defterinin dağınık sayfalarında, karalamalarda,...
Gözlerini gönlümde geceye yaslanırken Ben umutla bekleyen sahil oldum Rüzgâr adını fısıldarken yıldızlara Sessizliğin içinde yankılanan sesinle yaralandım Olsaydı bakışların serin bir bahar Gönlümde yeşeren sonsuz çağrılar Ayrılık hançer olsa da içime sığar Ben sevdana düğümlenmiş yıllarım Olsaydı tebessümün güneş gibi vuran Gecelerin sitemi dağılsaydı birden Sevdan ömrüme mühürlenmiş...