Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Parçalı Bulutlu
12°C
Pazar Çok Bulutlu
15°C
Pazartesi Az Bulutlu
15°C
Salı Hafif Yağmurlu
14°C
Toz
23 Ocak 2026 11:28
2
A+
A-

        Toz her yere yakışan nadir şeylerdendi; eşyaya, hatıraya, unutmaya. Temizlik yapılınca giderdi ama yok olmazdı, sadece yer değiştirirdi. Cemil bunu bildiği için haftalardır evi silmiyordu. Masada üç şey vardı: yarısına kadar dolu bir bardak su, tek başına bırakılmış bir anahtar ve okunmamış bir gazete. Gazetenin tarihi yeniydi ama haberler eskimiş gibiydi; Cemil her sabah ilk sayfayı açar, orada kalırdı. İlk sayfada kalınca insan dünyayla mesafesini korurdu. Kapı çalındı. Bu evde kapı genelde çalınmazdı; çalınırsa da bir yanlışlık olurdu. Aysel içeri girdi, elinde bir paket vardı. Paketlerin içi çoğu zaman kendisinden hafif olurdu ama bu paket ağırdı. “Bunu sana bırakmam söylendi,” dedi. Kimin söylediğini hatırlamadığını ekledi; doğru söylediğini hissetmenin bazen yeterli olduğunu da. Paketi masaya koydular, açmadılar. Açılan şeylerin sorumluluğu olurdu. Aysel pencereye yürüdü, dışarı baktı. Dışarısı pek bir şey vaat etmiyordu ama bakılması gerekiyordu. Evdeki tozu fark ettiğini söyledi; Cemil, kalıcı misafir dedi. Temizlense gidip gitmeyeceğini sordular kendilerine, gidenin geri geldiğini bildikleri halde. Elektrikler gitti. Karanlık olmadı, sadece ayrıntılar kayboldu. Aysel güldü; yersiz ama yerinde bir gülüş. “Tam da şimdi,” dedi. “Genelde hep tam da şimdi,” diye karşılık verdi Cemil. Paket karanlıkta daha belirginleşti; sanki ışık değil zaman tutuyordu onu. El pakete gitti, durdu. Açarlarsa değişeceğini söylediler; değişmemesinin daha kötü olabileceğini de. Paketten eski bir bez çıktı. Toz alma bezi. Kullanılmış, yıpranmış ama temiz. Temizliği eskimiş bir bezdi bu. Şaşırmadılar. Bazı şeyler ancak böyle anlamlı olurdu. Elektrik geldi. Oda aydınlanmadı ama boşaldı. Raflar, masa, gazete; hepsi tertemizdi. Bez ortada yoktu. Cemil tedirgin oldu; silmediğini söyledi. Aysel de. Kapı yeniden çalındı, bu kez doğruydu. Kapıcı, anahtarlarını şakırdatarak temizlik bitti mi diye sordu. Hangisi diye sordular. “Hayat,” dedi kapıcı. Aysel çıkmadan önce durdu; bazen tozu almanın her şeyi görünür kıldığını, görünür olanın da kalıcı olmadığını söyledi. Kapı kapandı. Cemil masaya döndü, gazeteyi açtı, ilk sayfayı geçti. İkinci sayfa bomboştu. Köşede küçük bir not vardı: Temizlik sonrası dikkatli bakınız. Her şey yerli yerinde olmayabilir. Cemil gülümsedi. Toz yoktu artık; tozun eksikliği her yere sinmişti sadece…

UMUT MERİÇ BERBEROĞLU

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.