İçimde dolmayan ama yerini bırakmayan bir boşluk var. Her geçen gün büyüdükçe büyüyor, gittikçe yer ediyor, benimsiyorum artık adını koyamadığım bu tarifsiz duyguyu… Ben çoğu zaman ne hissettiğimi bilmem. Ağlarım ama neye olduğunu bilmem. Gülerim yalnızca gülmek için, aslında pek de gülünecek bir tarafı yoktur ama gülünç olmak gerekir diye düşünürüm.. Öfkelenirim, aslında çok da kızmadığım şeylere, Severim, sevgiyi hak etmediklerini bildiğim halde, Çünkü dünya’nın sevgiyle döndüğüne inanırım.. Ben hissetmekten ziyade, inandıklarımla, kalıplarımla yaşarım, ve hayattan pek de keyif almam. Bazen zarar görmemek için inşa ettiğimiz duvarların arasında düşünmekten ve kaygı duymaktan en büyük zararı biz kendimize veririz. Oysa duvarlar yıkıldığında altında kalmak kadar, nefes almak ve görüş açısının genişlemesi de bir ihtimaldir…
Zuhra ZENGİN