Hayatın en basit ama en acı gerçeklerinden biridir:
Sizi gerçekten seven insan, sadece iyi gününüzü değil, sınırlarınızı da sever.
Siz yorulduğunuzda anlayış gösterir.
Siz istemediğinizde ısrar etmez.
Siz “Bugün yapamam” dediğinizde sizi nankör ilan etmez.
Çünkü sizi bir hizmet makamı olarak görmez.
Sizi bir insan olarak görür.
Eksiklerinizle, hayırlarınızla, suskunluklarınızla, yorgunluklarınızla… Olduğunuz halinizle.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Beni gerçekten ben olduğum için mi seviyorlar, yoksa onlara sunduğum kolaylıklar için mi?”
Bu sorunun cevabı bazen canınızı yakabilir.
Ama inanın…
Acıtan gerçek, tatlı bir yalandan daha değerlidir.
Çünkü gerçek insanları kaybetmezsiniz.
Gerçek olmayan ilişkileri kaybedersiniz.
Ve bazen birilerinin sizden uzaklaşması, hayatınızdan eksilen bir insan değil;
omuzlarınızdan inen bir yüktür.
O yüzden sınır koyduğunuzda sizi sevmeyenlere kızmayın.
Onlara teşekkür edin.
Çünkü size, yıllardır göremediğiniz bir gerçeği göstermiş olabilirler:
Meğer mesele sizin değerinizi bilmemeleri değilmiş.
Sizin değerinizi, yalnızca onlara verdiğiniz şeyler üzerinden ölçüyorlarmış.
Ve artık sıra sizde…
Kendinizi tüketmeden sevmeyi öğrenin.
Herkese yetişmeye çalışmadan yaşamayı öğrenin.
Gerektiğinde “Hayır” deyin.
Çünkü unutmayın:
Siz birilerinin konforunu sağlamak için dünyaya gelmediniz.
Ve gerçekten sevenler…
Siz çayın şekerini koymadığınızda bile,
bardağın yanında oturmaya devam eder.
Umut UÇAR