Denizin kalbi, dikenli tel gibi gerilmiş, Ufukta zincirli bir sabah bekliyor. Her dalga, yasaklanmış bir ekmek kırıntısı, Her rüzgâr, yoksulluğun bileğine bağlanmış düğüm.
Ama gemiler çıkar, İnancın tahta kaburgalarına sığınarak. Onlar, taşımaz sadece un ve ilaç, Taşır: İnsanın inadını, Çocuğun gözlerindeki su damlasını, Bir annenin kırılmayan duasını.
Sumud… Bir kelime değil, Küller içinden yeniden doğan nefes. Yeryüzünün en sessiz çığlığı, Engelleri yaran kararlılık.
Deniz diken olur, engel olur, Ama direnç kanat takar teknelere. Karanlık, üzerine çökerse gökyüzünün, Bir mum yakılır Bir filonun güvertesinde.
Çünkü Sumud, Bazen sadece yaşamak demektir. Bazen ufka bakıp, “Bu yolun sonu Gazze’dir” diye Susmadan yürümektir.
KALEDE 1 BAŞINA SUNAY AKIN 179 SAYFA #HERAYSUNAYAKIN #Ortakokuma #Okudukbitti “Yerdeydim ve avuçlarım kızgın kömür parçalarını tutmuşum gibi yanıyordu. Sağ yanıma gelen şutu hala nasıl olduğunu anlayamadığım bir refleksle kurtarmıştım. O an Lefter’in sözü duyuldu: Tamam, bulduk! Kaleye Sunay geçecek.” Lefter’in şutunu kurtardığında henüz 10 yaşındadır Sunay Akın. Kaleci kazağını...
#OKUDUMBİTTİ . #JEANPAULSARTRE . #DUVAR Varoluşçuluk Felsefesi ile dünyada yer edinmiş olan Fransız Düşünür Sartre’nin harika bir kitabı. İçerisinde beş farklı felsefik ve psikolojik öykü bulunduran kitap, bir solukta okunmakta ve oldukça da düşündürücü. Duvar isimli öyküde, ölüme mahkum edilen üç kişinin ölümü beklediği bir gecelik yaşantıda psikolojilerinin nasıl değiştiği...
İNSAN BU İbrahim AYĞIRCI … Doğumu ebenin elinde, İlk ağlaması, kanla yıkanan bebe, Ruhlar besleniyor ince damar bezde Ölümü haber veriyor doğumundaki çizgide. Hangi çocuk ağlamaz bezi kanlı, Uçurdu kocakarı ebe elindeki kuşları, Doğru olan böyleydi acaba yalan nasıl idi? Yalan dünyada insanın ağlaması ta başındaydı. Neyle karşılaşacağı belli, Göğsünü...
ZEKİ ÇELİK KİMDİR? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Isparta ili Şarkikaraağaç ilçesi, Bey Köyde dünyaya gelen ve çocukluğunu yeterince yaşayamayan, arzuladığı okullarda okuyamayan Zeki Çelik ömrünün bir kısmını gurbette geçirirken, sanat ve edebiyat tutkusunu içinden de silememiş ve 1971 yılında Tezgahtar olarak çalışırken Ankara başkentte tekerlemeler, destanlar, şiirler yazarak ilk adımını atmıştır....
İlk perde açılır… Her yer zifiri karanlıktır ve karanlığın içinden biri “Kim var orada?” diye seslenir… Bu; ilk başta basit bir soru gibi gelse de, William Shakespeare’in “Hamlet” oyununun tamamında ve hatta rönesans dönemi batı edebiyatı içerisinde büyük ve önemli bir sorudur. Rönesans; yani “Yeniden Doğuş” Avrupa’da Orta Çağ’dan sonra...
Ziraat Fakültesinde okuduğum yıllarda ülkemizin mera durumu, kaba ot kaynakları, hayvan beslenmesi konularının önemi hakkında aklımda kalan en etkili söz Hocamızın ısrarla tekrarladığı, 1954 yılında dönemin tarım bakanı Nedim ÖKMEN in et sorunu için “Et Meselesi Ot Meselesidir” sözü olmuştur. Bu sözü ile çayır ve mera alanlarımıza sahip çıkmamızın önemini...