Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
9°C
İstanbul
9°C
Yağmurlu
Pazar Yağmurlu
8°C
Pazartesi Yağmurlu
8°C
Salı Çok Bulutlu
5°C
Çarşamba Çok Bulutlu
11°C

SEVMEK DEDİKLERİ-MARGİT SCHREİNER

SEVMEK DEDİKLERİ-MARGİT SCHREİNER
16 Aralık 2025 22:22
19
A+
A-
SEVMEK DEDİKLERİ
 
MARGİT SCHREİNER
 
SAYFA SAYISI: 96
 
📖Margit Schreiner 1953 yılında Avusturya’da doğdu, ilk ve orta öğrenimini burada bitirdikten sonra Salzburg’da Alman filolojisi ve psikoloji okudu. 1977’den 1980’e kadar Tokyo’da yaşayan Schreiner burada Faust üzerine yazmakta olduğu doktora tezini yarıda bırakarak yazar olmaya karar verdi. 1983’ten itibaren yaşamını Salzburg ve Paris’te yazar olarak sürdürmeye başladı. Önce radyo için eserler kaleme alan Schreiner bunların ardından şiir ve makaleler yazdı. Öykülerden oluşan ilk kitabı Aziz Benedikt’in Gülleri’ni 1989’da yayımlandı. Bir süre Berlin ve İtalya’da da yaşadıktan sonra 2000 yılında Avusturya’ya döndü. Sahne eserleri, denemeler ve makaleler de kaleme alan Schreiner’in romanları arasında Ev, Kadınlar, Seks, Sevmek Dedikleri ve Meskene Tecavüz sayılabilir. Eserleri çeşitli dillere çevrilen Schreiner, çok sayıda ödül kazanmıştır.
 
📖Avusturyalı yazarın Ayrılık üçlemesinin Türkçe’de ilk kitabı, Almanca aslında ise son kitabı olan Sevmek Dedikleri ölüm, düğün ve bir doğumu anlatan üç bölümden oluşmaktadır.
 
📖İlk bölümde bakımevinde yaşayan yaşlı annesi ile vedalaşmasını anlatan kısımdan etkilenmemek mümkün değil. Burada kendi iç hesaplaşmasına giren anlatıcı aslında annesini bakımevine yatırdığı için mutsuzluğunu da dile getirmiştir. Annenin ölümü ile birlikte evin boşaltması ve o süreçte yaşadıklarına tanık oluyorsunuz. İkinci kısımda bir düğünü ve son kısımda yine vurucu bir şekilde anlatılan bir doğumdan bahsedilmektedir.
 
📖Yalın ve son derece akıcı bir dile sahip olan yazardan okuduğum ilk eser. Anlatımı son derece temiz bir dile sahip olmasına rağmen, yazardan farklı kitaplar okumayı şu an için düşünmemekteyim. Kurgu açısından çok fazla içine alan bir üslubu olmadığı kanaatindeyim. Belki de üçlemenin son kitabından başlamış olmanın verdiği bir sıkıcılık hissine kapılarak okudum. Yine de farklı bir gözle okunması gereken bir kitap.
Alıntılar
 
🎈Derler ki insan hayatta ilk nasıl sevildiyse öyle sever.(Sf:17)
 
🎈Sevmeye hazır kişi, kaçınılmaz biçimde, acı çekmeye de hazırlıklı olmalıdır çünkü varoluşun çelişkileri içinde acı çekmeden sevmek hemen hemen olanaksızdır. Bu yüzden sevmek büyük cesaret, cesaretlerin en büyüğünü, ister. (Sf:17)
 
🎈Hayat çok tuhaf. Neredeyse ölüm kadar tuhaf. Daha dün on yaşındaydım.(Sf:96)

Ebru IŞIK

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.