Sevdanın Çölünde Kavruluyorum Sevdanın çölünde kavruluyorum Alevsiz dumansız yanıyor yürek Hayal dünyasında savruluyorum Bana benim gibi bir seven gerek Hayalde yaşasam rüya da görsem Bende bir dilberde gönlümü versem Açsam kollarını koşarak gelsem Seni kalpten seviyorum diyerek Ruhsuz bedenime can olan yâri Kılcal damarlarda kan olan yâri Mutlu yuvamızda şan...
Doğru yolu bulmuşlarsa Nefse hakim olmuşlarsa Tövbe sözü vermişlerse Buyursunlar kapım açık Gönülde herkese yer var Ezilip hak arayanlar Doğru tarafta olanlar Buyursunlar kapım açık Yaptığından pişman ise Kulak verirler bu sese Kapımız açık herkese Buyursunlar kapım açık Değil ise hırsız, arsız Haysiyetsiz ve vakarsız Menfaatsiz ve vakarsız Buyursunlar kapım...
İçimdeki boşluğu anlamaya çalıştım hep.. Onu anlamaya çalışırken, neden var olduğumu sorgular oldum… Sorgularken bir anlam aramaya başladım.. Anlam aramanın da, anlamsız olduğunu anlamak zaman aldı… Sonra dedim ki kendime; “Sen bir derya’ sın ve denize ulaşmak için akıyorsun yolunda; bazen coşkunluk yapıyor taşıyorsun yatağından… Olsun, ruhun dizginlenemeyen çılgın rüzgar...
Ben Umut Meriç Berberoğlu, 14.09.2000 tarihinde Hatay ilinin İskenderun ilçesinde doğdum. İlköğretimimi İskenderun Namık Kemal İlköğretim Okulu’nda tamamladım. 2020 yılında İskenderun Rotary Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilgisayarlı Muhasebe bölümünden mezun oldum. 2020 yılında Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Tarih Bölümünü kazandım. 1. Sınıfı tamamladıktan sonra 2021 yılında İzmir Bakırçay Üniversitesi...
15 Şubat 1954 yılında Mardin’in Derik ilçesinde doğdu. Aslen Mardin’in Ömerli ilçesi Çınaraltı (Rissin) köyündendir. İlginçtir ki çocukluk yıllarında babası Murathan Mungan’ın babasıyla arkadaştır. Bu nedenden dolayı ailelerin birbirini ziyaretinde iki çocuk birlikte oynama olanağı bulur. İlkokula Mardin’in Derik ilçesinde başlamasına karşın daha iyi bir eğitim alması için ailesi onu...
Öyle bir fırtına vardı ki, ağaçların dalları bir inip bir kalkarak, denize selam veriyorlar gibi görünüyordu, manzarayı izlediği evinin penceresinden. Yağmur ha yağdı, ha yağacaktı. Ellerinde şemsiyeleriyle sokakta olan insanlar, koşuşup durmaktaydılar oradan oraya. Kediler bile, sığınacak bir yer arıyorlardı kendilerine. Bulutlar kapkara olmuş, birazdan başlayacak yağmurun habercisi gibi sıralarının...