Yaşamımızda çok hissetmiyor olsak da göremediğimiz zincirlerle kaplıyız ve bazen hayallerimize ulaşmamızda bizi durdurmakta bu “Müphem Zincirler”. Belki de bu bilinmeyen zincirler yüzünden yerimizde sayıyor olduğumuzu düşünüyoruz. Bir şeyleri beklemek için hayatımızın çok kısa olduğunu biliyoruz. Diğer yandan da bu bilinmeyen zincirleri de göremiyoruz nedense. Düşlerimiz ile aramızda sadece biz varız. Müphem Zincirler ortadan kalktığında her düşümüz gerçek olabilir. Bunu da ancak kendimiz sağlayabiliriz. Keyifli okumalar dilerim.
Niğde Bor’un geçti Bor’un pazarı sür eşeği Niğde’ye sözüyle ünlü olan pazarının ortasından geçen Özden Deresi ilkbaharda iyice çağıldar. Isınan havayla birlikte dağlardan inen kar suları bereketini her yana saçar. Kuşlar cıvıldar doğa gittikçe ışıldar. Pazarın yukarısına doğru su seslerini dinleyerek yürürsünüz. Dere üzerinde iki yolu birleştiren çok sayıda şirin...
-Gerçek bir yaşamdan bir alıntıdır.. Bakmayın öyle suskun Öyle mağrur durduğuma Fırtınalar kopuyor Ayaz yiyen yüreğimde Yokluğun pençesine Düştüm düşeli Sokaktaki köpekle Saçımdaki bitle yoldaş oldum Bir zamanlar beydim Kıravat”lı, takım elbiseli Tıraşlı, yakışıklı bir adamdım Sertim, vurdumu masaya ikiye bölerdim Aşka âşık bir devrimdim ben Yokluğun dilinden türküler söyleyip...
İnadına Kıvırcık Soruyor, Öğretmen Yazar Fatih Kadercan Cevaplıyor İnadına Kıvırcık İnci YILMAZ ŞİMŞEK: Merhabalar kıymetli ziyaretçilerimiz. ESANMEL, Edebiyat ve Sanat Meltemi Sitesi olarak yine edebiyat ve sanatla harmanlanmış harika bir röportaj ile karşınızdayız. İnadına Kıvırcık Soruyor adlı röportaj serimizin dokuzuncusu ile karşınızdayız. Dokuzuncu konuğumuz öğretmen yazar Fatih KADERCAN, kendisi hem...
#OKUDUBİTTİ . #KRİSTİNHANNAH . #GÜMÜŞGÖZYAŞLARI Kristın Hannah’ın romanlarını genelde severim. Rahatlatıcı bir yanı var sanki. Ya da bana öyle geliyor. O yüzden okuduğum kitapların arasına mutlaka bir kitabını sıkıştırıyorum .Kitap da bir aile sevgisi, bağlılığı, fedekarlığını görüyoruz. Mikada bir at kazası geçirerek büyük bir beyin travması yaşar Yoğun bakıma girer....
^^ Ali Rıza Navruz Şu içerisinde bulunduğumuz dünya o kadar kirlendi ki sevgili gönül dostları, o kadar çirkinleşti, o kadar daraldı ki; bu kirlenmenin, bu çirkinliğin bu kabalığın önünü eğer ki şiirle kesemezsek, içimizdeki şiiri yakalayamazsak, şiirin küllenen ateşini tekrar canlandıramazsak; korkarım ki kısa bir zaman sonra; içimizdeki onca cici...
Aşk çölünün yaktığı, benim en garip âdem Küllerim dökülüyor kor saçlarından Didem Aklımı kurban eder aramızdaki muhal Benim gibi hasrettir gözlerine Tac Mahal *** Yalnız senin yüzünde, bulutlar hiç kararmaz Gülünü arayan su sensiz toprağı sarmaz Yüreğimin ufkunda tutunduğum rehasın Görmeyen gözlerime gülümseyen vahasın *** Yağmurdan sonra gelen koku gibidir...