Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Açık
29°C
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C

APTAL PUMA SENDROMU

APTAL PUMA SENDROMU
4 Eylül 2026 11:24
8
A+
A-

Puma, oldukça yırtıcı bir etoburdur. Çok hızlı ve kıvrak koşusu ile tanınır. Avının peşine düştüğü andan itibaren kısa sürede yüksek hıza ulaşan bir koşu tutturur. Puma, avının peşindeki koşusunu her zaman avın cüssesine göre ayarlar. Yani bir ceylanı ele geçirmek için koştuğu süre ile, bir tavşanın peşinden koştuğu süre aynı olmaz. Çünkü pumanın genlerinde kayıtlı içgüdüsel akıl onu uyarır. Koşarken harcadığı enerji miktarı, avdan elde edeceği potansiyel enerji miktarını aştığı anda puma koşmaktan vazgeçer. Ceylanın peşinden fazla, tavşanın peşinden çok daha az koşar. Pumayı insan davranışına örnek eden de bu özelliğidir.
*
‘Aptal puma’ sendromu, yaşam uğraşında küçük bir kazanım için büyük emek ve malzeme sarf eden insanlar için kullanılır. “Gerçek başarının sırrı pumalıktan geçer” demeye getirilir. Hani harcanan emek, sonunda ulaşılan sonucun değerine değmeli… Ne var ki emekle varılan sonucun değeri de kişinin hayaline, niyetine ve yaşam felsefesine görelidir. Harcanan emeğe oranla pek küçük gördüğü sonuca bakarak, başarıyı “aptal puma” deyimiyle küçümseyen birisi, düşüncesiz ön yargıyla sonuç çıkaran aptalın teki de olabilir. Çünkü bizim değersiz gördüğümüz bir eylem, eylemin öznesi için pek değerli olabiliyor.

Canlı varlıkların hemen hepsinde doğal bir faydacı davranış güdüsü vardır; bu davranışın en temel biçimi de yaşam enerjisini verimli kullanmaktır. Bitkilerde bile vardır. Mesela Baobab ağacı. Bu ağacın, bilimsel adı Adansonia digitata olan türü Madagaskar ve Afrika düzlüklerinde tek tük bulunur. Yetişkin ağaçlarda gövde çapı 9-10 metreyi geçebilir. Gövde dalsız olarak bir kule gibi yükselir; dallar tepesinde bir şemsiye gibi açılır. Bu dev gövdeler kurak zamanda kullanmak üzere 115 ton su tutabilirler. Tam bir doğal su ekonomisi. Çölde yaşayan Asya eşeği de yavrusunun doğumunu muhakkak surette bir iki aylık kısa yağış mevsimine göre ayarlar. Yağışlardan önce asla doğurmaz.

İnsanlar bu doğal yeteneği akıl yetisiyle yükselterek çok daha faydacı ekonomik davranış modelleri üretirler. Ancak insan hepten ve her zaman emeğine oranlı kazanım gözetmez; çünkü insan maddi olduğu kadar ruhani değerler de üretir. Düşünmeyi ve estetik beğeniyi de varoluşunun nedeni ve amacı gören insan, “minik tavşanın” peşinden her zaman onu yahni yapma emeliyle koşmaz. İnsan, tavşanların peşinde onların soyunu sopunu koruma emeliyle koşuyor da olabilir. Hatta sadece eğlenmek amacıyla koşuyor bile olabilir. Diyeceğim şu ki, insan bir “tavşanın” (idealin; hayalin) peşinden ömrü boyu koşup çocuklarına da koşuyu sürdürmesini vasiyet etse, gene de “aptal puma” olmayabilir.

Başarı da her zaman ölçülebilir bir sonuç değildir zaten. Göreceli bir kavramdır. İnsan bir idealin peşinde, bir aşkın tutkusunda bir ömür bitirir de gene arzu ettiğine ulaşamayabilir. Ancak bazan bir ülkü yolunda yolcu, bir gönül kapısında dilenci olmak başlı başına bir başarı öyküsüdür. Bizler farklıyız! Varmak istediğimiz her hedef için Puma’yı örnek alamayız. Puma’nın yöntemi ancak emtia üretiminde ürün maliyetini rekabete uygun düzeyde tutacak kadar enerji tüketim gerekçesiyle örnek yapılır.

“Aptal Puma Sendromu” para peşinde koşanların aralarındaki başarısızlara yakıştırdığı bir deyimdir. Kapitalistin başarı anlayışına pek uygun bir deyimdir. Onlar başarıyı sahip oldukları parasal değerle ölçerler. Böyleleri kendi egoist kumsallarına altın kakmalı saraylar dikmek için koşarlar. Böyleleri koşulsuz çıkarsız sevmeyi de angarya görürler. Gene aynı böyleleri, para pul ve mal biriktirmek yerine sevgiyle yaşatmak üzere erdemli yaşam yolunda koşanlara, ‘aptal puma sendromu’ yakıştırmakla kendilerinin daha başarılı olduklarını sanırlar.

Benim de peşinden koştuğum bir “tavşanım” var: Kendimi gösteriş markası bir tüketim manyağı olmaktan korumak ve gün ışığı gibi her renkten olduğum hâlde beyaz ve sıcacık bir yaşam ışıtabilmektir…

M. Soyek


							
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.