Yaşamımızda çok hissetmiyor olsak da göremediğimiz zincirlerle kaplıyız ve bazen hayallerimize ulaşmamızda bizi durdurmakta bu “Müphem Zincirler”. Belki de bu bilinmeyen zincirler yüzünden yerimizde sayıyor olduğumuzu düşünüyoruz. Bir şeyleri beklemek için hayatımızın çok kısa olduğunu biliyoruz. Diğer yandan da bu bilinmeyen zincirleri de göremiyoruz nedense. Düşlerimiz ile aramızda sadece biz varız. Müphem Zincirler ortadan kalktığında her düşümüz gerçek olabilir. Bunu da ancak kendimiz sağlayabiliriz. Keyifli okumalar dilerim.
Taş kentin arasında, umutla filizlenen bir sonbaharın son boy gösterişiydi dönümüne. Bahar yaklaşıyordu. Ağaç olma yolunda atılan tohumların yüzleri yavaş yavaş toprağa gülümseyen bakışları ile insanın içini ısıtıyordu. Toprağa damla damla düşen yağmur geriye aromatik huzur veren kokusunu gelişigüzel bırakıyordu. Yazın habercisi olan bahar tohumlarını insanın içine de düşürüyordu halbuki. ...
Korkumuz yok zalim insan zulmundan Gerçek söze diyen dilimiz vardır Bu yol haktır dönmenük biz ölümden Haktan inen doğru yolumuz vardır *** Türkmenük biz ezel okuruk hece Bekçiyük yurda biz gündüzle gece Bu dili salmanuk olursa nice Sohbet muhebetli telimiz vardır *** Her meydanda bizük kılıçla çalan Rakipler canını hak...
B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? 02.09.1990 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldim. Evli üç çocuk babasıyım. 2008-2010 Bitlis Eren üniversitesi inşaat teknikeri 2011-2013 Afyon Kocatepe üniversitesi Yaşlı Bakım (sağlık teknikeri) 2021 Kars Kafkas üniversitesi Hemşirelik bölümü 2022 Anadolu üniversitesi açık öğretim fakültesi Tıbbi dokümantasyon sekreteri ( devam etmekte). 2013-2017 Özel bir...
Takvimler onu, on yaşını birkaç ay geçmiş diye gösteriyordu. İki çocuklu bir ailenin küçük oğluydu. O yıl ilkokul dördüncü sınıfa devam ediyordu. Güneyde, turistik bir kasabada oturuyorlardı. Kara kış olmasına rağmen hava güzeldi. Annesi, babası ve yılbaşı tatili dolayısıyla İstanbul’dan gelen teyzesiyle birlikte iskeleye doğru gezintiye çıktılar. Üzerinde bordo, mavi...
İnsanın yolculuk yapması içinde bulunduğu anın, eylemin, durumun hallerinden gerek uzaklaşarak gerekse yakınlaşarak kendini bulabilmesi ivmesidir. İnsan bazen öyle bir hal alır ki kendini hep karanlığın yolculuğu içinde hisseder. oysaki kendine doğru yolculuk yaparsa karanlığın sonundaki aydınlığının olduğunu farkında olur. Karanlığın içindeki aydınlığın kendisini feraha vardığının hoşnutluğu ile mutlu hisseder...
Yurdumun Toprağımın karadeniz’i Yeşilin bin bir tonu renkleri Uçsuz bucaksız dağlarıyla Tepelerdeki öbek öbek evleriyle Vazgeçilmez asi, hoyrat deniziyle Hamsi balığı, fındığı, çayı, kara lahanasıyla Anzer yaylasıyla, balıyla, mısır ekmeği Hele ki o mıhlaması yok mu ya ! Keşfedilmemiş cennetten bir parça sanki Karadeniz … * Trapzon’da, dağın tepesinde’ki Tarihi...