Madem sordun anlatayım gördüğüm son halini Aşkın cenderesinde sıkılmış bir haldeydi Dilinden hiç düşürmüyor unutmamış o seni Gidişin deprem olmuş yıkılmış bir haldeydi
Kimselerle konuşmuyor selam bile almıyor Gıdam ağlamak diyor ne yapılsa gülmüyor Derin derin. ah çekiyor belli seni özlüyor Bir taş gibi kaskatı kesilmiş bir haldeydi
Günlerdir aynı halde ne yiyor ne içiyormuş Ne o yar gelsin diyor nede yârden geçiyor Tekrar sorarlar diye her insandan kaçıyor Sevdanın dar ağacına asılmış bir haldeydi
Onun kara sevdası kimdi tanıyorsan bilirsin O kadar yakın değilsen neden ilgilenirsin Yoksa onu bu hallere sokan zalim sen misin Sensizlik zindanına hapis olmuş bir haldeydi
“Keskin sirke küpüne zarar,Keskin kılıç canı, keskin dil, hüsnü zannı alır,Kes bir ferman, ısmarlama olsun,Yaş kesen, kuruya da düşmandır,Kısa kes, vaktimden çalma,Görgüsüz hükümdar olmuş, önce babasını kesmiş…” Evet! herkes,Keskin bir türküdür mırıldanıp yürüyor.Ayının kırk türküsü var,Kırkı da armut üstüne misali… Ortak parantezimiz, gönül tezimiz, sentezimiz,“kesmek-biçmek” mi olmalıydı dostlar? ! … Baltasını gömenler, bal tası...
Hayırlı geceler Arkadaşlar! Kâbusnâme!. Fars edebiyatının abide eseri… Birçok dile çevrilmiş bir eser… Emir Keykavus tarafından, 1082 yılında oğlu Gilan Şah’a yazılmış… Yazılmış ama, herkesi de bağlıyor açıkçası… Aklın yolu bir olunca, söz evrensel olur. B.D. – – – – – – – – – – – – – –...
2024 Edebiyat Sanat Meltemi Yarışması Sertifikaları 2024 yılında düzenlenmiş olan, 2024 Edebiyat Sanat Meltemi Yarışmasına katılan ve dergi için hak kazanan katılımcılarımızın, Katılım Sertifikaları yapılmış olup paylaşımdan indirebilirler. Katılım sağlayan herkese teşekkür ederiz. Farklı etkinliklerde buluşmak üzere. Genel Yayın Yönetmeni: Betül FIRAT İçerik Yönetmeni: İnci YILMAZ ŞİMŞEK
Duman çöktü dağa, yollar kapandı, İnsanoğlu hırsla her şeye bandı. Yeşil gitti, toprak nâr ile yandı, Canlılar mutsuz da, dünya huzursuz. *** Kuşlar yuva kurmaz, dallar kurumuş, Kurdu kuşu korku, keder bürümüş. İnsanın aç gözü, dağı kırmış, Canlılar mutsuz da, dünya huzursuz. *** Ne pınar bıraktık, ne berrak dere, Zehirler...
Gözlerindeki gülüşün şifa Sen bu ruhuma en derinliklerinde Aşk saçtın sevdirecegim Yaradanin bana lütfusun kalbimin prensi Varliginla bana mutluluk hissetirdin Özlemin taa içimin en derinliklerinde umudum sonsuz uzaklarda olsanda bu kalp senin için çarpıyor Sen benim vazgeçilmeyen bitmek bilmeyen sevdamsın Yüreğim senin hayalinle sarılmak gibi Yüreğim vurgun yeri alev alev...