Madem sordun anlatayım gördüğüm son halini Aşkın cenderesinde sıkılmış bir haldeydi Dilinden hiç düşürmüyor unutmamış o seni Gidişin deprem olmuş yıkılmış bir haldeydi
Kimselerle konuşmuyor selam bile almıyor Gıdam ağlamak diyor ne yapılsa gülmüyor Derin derin. ah çekiyor belli seni özlüyor Bir taş gibi kaskatı kesilmiş bir haldeydi
Günlerdir aynı halde ne yiyor ne içiyormuş Ne o yar gelsin diyor nede yârden geçiyor Tekrar sorarlar diye her insandan kaçıyor Sevdanın dar ağacına asılmış bir haldeydi
Onun kara sevdası kimdi tanıyorsan bilirsin O kadar yakın değilsen neden ilgilenirsin Yoksa onu bu hallere sokan zalim sen misin Sensizlik zindanına hapis olmuş bir haldeydi
Ahmet Sinekli Kimsesizlerin kimsesi olarak nitelendirilen Cumhuriyet, ilk kurulduğu günden bugüne yani 102. Yaşına rağmen zamanı yıpratıcı, eskitici yönünden etkilenmeyerek var olan gücüne güç katarak ilerlemeye devam etmiştir çünkü kurucusu olan Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyeti aydınlık yüzlere, gençlere ve içinde vatan, millet sevgisi olan Türk insanına emanet etmiştir....
Mihrap Yeşilgül; 1981 Elazığ doğumlu şair ve yazardır. Fırat Üniversitesi Tarih Bölümü’nde lisans, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Yüksek Lisans eğitimi almış. Ayrıca 2020 yılında Atatürk Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden de mezun olmuştur. Ortaokul yıllarından beri şiire edebiyata karşı ilgisi olan yazarın“Annesiz Annelik/ Ayaklarının Önüne Düştü Yüreğim, Anayız Şur’da /...
Her insan kalbini,ruhunu kıskıvrak sarmalayan bir tutkuya ipotekli… Yutamadığı,yutkunamadığı, yol bilmez,yokuş inmez, bilinmeyen,düşünülmeyen sindirilmeyen,söndürülmeyen dünya koğuşunun gaflet direğinde sallanmaya niyetli… Büyüsüne, rengine, ahengine, kokusuna bu yanış… Aslında yaralanmaya,yakalanmaya, bilhassa uğurlanmaya,hırpalanmaya öyle hazır ki ve öylesine istekli ki… “Bir yaprak düşmüş yüreğinin levhasından tek satır yazılmamış…” “İrkilmiş, titremiş, ayaklarının ucuna düşen...
Yine bir maden çöktü Aldı insanların ömrünü Evlerin bacası acı tüttü Kaç tane ev acıyla çöktü Hep gördüler kara altını Zaten mezardı yaşadığı Siyahtı aldığı paraları Damlayan teri simsiyahtı Adı maden işçisi Nasırlıydı hep elleri İnsanlık doluydu içi Kömürdü akıttığı terleri Yerin altından çıkardın hep karaltın Maden oldu senin mezarın...
Hüznüme boğulmuşum,kahır yakar içimi.Nereden bilsin yad, yaban.Yalvarmışım, yakarmışım… nafile.Kapatmış tüm kapıları!Işık yok, umut yok…Gelmezmisin insafa ?Harabat ehliyim!Kilitli dilim, dişim.Bir gelsen…diyorumAh, bir çıkıp gelsen mekanıma.Saki olup sunacağım meyini,hem de, şu ellerimle.Ak sinenin teri tomurcuklanıncaya,göz pınarların damlacıklarladoluncaya dek.Haydi çık gel be,başım için, ey benim iki gözüm.Kapatma aşk pınarının gözelerini.Gün gelir ikimizde muhtaç...
Sen Kalbimdeki Aşksın S – ayfalar dolusu şiir yazdım ama sana veremedim, E – limde değil güzel kız belki kızarsın diye çekindim, N – e güzel birisin öyle küçük bir kız çocuğunun masumiyetini hissetmiş gibiydim. K – albim ilk kez aşık oldu biliyor musun söz dinletemedim, A – klımdan belki...