Madem sordun anlatayım gördüğüm son halini Aşkın cenderesinde sıkılmış bir haldeydi Dilinden hiç düşürmüyor unutmamış o seni Gidişin deprem olmuş yıkılmış bir haldeydi
Kimselerle konuşmuyor selam bile almıyor Gıdam ağlamak diyor ne yapılsa gülmüyor Derin derin. ah çekiyor belli seni özlüyor Bir taş gibi kaskatı kesilmiş bir haldeydi
Günlerdir aynı halde ne yiyor ne içiyormuş Ne o yar gelsin diyor nede yârden geçiyor Tekrar sorarlar diye her insandan kaçıyor Sevdanın dar ağacına asılmış bir haldeydi
Onun kara sevdası kimdi tanıyorsan bilirsin O kadar yakın değilsen neden ilgilenirsin Yoksa onu bu hallere sokan zalim sen misin Sensizlik zindanına hapis olmuş bir haldeydi
Ah ediyor hep bu gönül Tekin Çakıcı … Ah ediyor hep bu gönül Geçen o mutlu günlere Kaderin oyunu mu bu Düştük birden boşluğa Sen bir yerde ben bir yerde Arar da bulamam seni Gezdiğimiz o yerlerde Akşam olur eve dönerim Yorgun argın bitkinlikle Aklım kalır hep sende Dünyam bana...
BELLİ DEĞİL Ali ERDİN … Geceye erer de bizim günümüz, Yar belli, yaren belli değil. Birbirini tutmaz iki sözümüz, Mert belli değil, namert belli değil. Su yolunda değil, bendini aştı. Mizan ayar tutmaz, hakikat şaştı, Başlar ayak oldu, ayaklar baştı, El belli değil alem belli değil. Elde yok, avuçta yok...
Yazarlar: Kolektif Günsu Özkarar Betül Fırat Asya Nur Şener Filiz Ergün İnci Yılmaz Şimşek Nigar Kaya Şenay Tek Mustafa Aydınlı Ali Yurtseven Yılmaz Taşdelen Hakan Dinçay Halide Halid Hale Aşkın Tutku Batmaz Evşen Hiçdurmaz Sezgin Mehmet Demirel Pınar Hiçdurmaz Kayıran Editör: Asya Nur Şener Derleyen: Betül Fırat Tasarımcı: Demet Gök...
A.GANİ ÂŞIK ve ŞİİRİ —————– ALİ RIZA NAVRUZ ** O; 25.02.1937 yılında Kayseri’nin Bünyan İlçesinin Karakaya Köyünde/Mahalle dünyaya geldi. Babasının adı Mehmet, annesi Firdevs Hanımdır. Henüz 14 yaşlarındayken babasını kaybeder. 1946 yılında Kayseri Kuran Kursundan mezun olduktan sonra çeşitli âlimlerden Arapça dersleri alır. 1971’de kendi çabasıyla Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni...
Lal-ü aşkım Çek gözlerini, gözlerimden Öyle bakma yüreğim dağlanıyor Düşünmeden konuşup sakın incitme İçimde gonca güller soluyor Sevda deyip kapıma çalma Aşk gülün dikenli teller içinde kanıyor… Bir atımlık kurşunla Yollarıma çıkıp, gönül menzilime girme Kabuk bağlayan, yaramı kanatma Ben ki seni dualarımda azat etmişim Bülbül olup, dilinin dikenlerini sineme...