DOLAR
33,0464
EURO
36,0112
ALTIN
2.559,03
BIST
11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
31°C
İstanbul
31°C
Hafif Yağmurlu
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Yağmurlu
28°C
Cuma Yağmurlu
27°C

MACBETH

MACBETH

Tamamen kötü bir insan olabilir mi? Bilmiyorum, belki de olabilir. Bazen öyle kişiler görüyoruz ki, büyük bir özgüvenle “Bu kötü bir insan, içinde iyiliğe dair hiçbir şey yok” demiyor muyuz?

Peki bunun tam tersi de mevcut değil mi? Evet, tanıdığınız bir insan hakkında “tamamen iyi biri, içinde hiç kötülük yok” dediğiniz zamanlar olmuştur herhalde.

Yine de tam emin olamıyorum aslında, ya hiç bir olay ya da hiç kimse göründüğü gibi değilse!

Belki de iyi kötüdür, kötü iyidir…

Yirminci yüzyılın en önemli psikiyatristlerinden Carl Gustav Jung da konuya bir anlamda bu noktadan yaklaşır. Jung’a göre her insanın karanlık bir tarafı vardır ve o, insanın ruhundaki bu karanlık tarafa “gölge” ismini koymuştur. Ona göre; gölge, kötülüğe meyilli yüzümüzdür. Toplum tarafından günah diye nitelendirilecek arzuların ve bastırılmış vahşi isteklerimizin toplamıdır.

Carl Gustav Jung yine der ki; “Ne yazık ki insanın, bir bütün olarak, kendisini hayal ettiğinden ya da olmak istediğinden daha az iyi olduğu konusunda hiçbir şüphe yoktur. Her insanın içinde taşıdığı gölge, bireyin bilinçli yaşamında ne kadar az somutlaşıyorsa, o kadar karanlık ve yoğun oluyor. Öte yandan, bir insanın saf bir şekilde iyi olabilmesi ve gölgesinden kaçabilmesi de mümkün değildir.”

Çünkü ışığın olduğu yerde gölgenin de mutlaka olacağını düşünen Jung, bu yüzden bir insanın iyi olabilmesinin, içindeki kötülük potansiyelinin de farkında olmasına ve onunla savaşmasına bağlı olduğunu ifade eder.

Bu farkındalığa erişmek için “Görünüşünüz yalnızca kalpten bakabildiğinizde berraklaşır. Dışarı bakanlar düş kurar, içeri bakanlar uyanış yaşar.” diyerek yol gösteren Jung, “Kişi, ışık figürlerini hayal ederek değil, karanlığı bilinçlendirerek aydınlanır.” diyerek de savaşın nasıl kazanılacağına dair ipuçlarını ortaya serer. Bu anlamda, Carl Gustav Jung’un düşüncelerini öğrenmek ve kitaplarını okumak gerçekten önemli ve gereklidir.

Jung, insan ruhuna dair önemli çalışmalar yapmış ve eserler bırakmıştır ama onun insan ruhundaki gölgelerden bahsetmesinden yaklaşık dört yüzyıl önce, ürkütücü bir gök gürültüsüne eşlik eden yağmurlu ve karanlık bir gecede şimşek çaktığında üç doğaüstü gölgenin çalıların arkasında…

Serhan Poyraz

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.