Öykü Atatürk Bulvarı’nda boş bulduğu ilk banka çökmüş, dudaklarını iki tarafa oynatıp duruyordu. Kendi kendine konuşuyordu kuşkusuz. Üzerinde yıpranmış bir mont, onun içinde de kırmızıdan alaya evirilmiş bir gömlek vardı. Spor ayakkabı giymişti ama onlarda eski püsküydü. Saçları uzamıştı. Yabancı bir şehirde olduğunu bilmeseydi, birilerinin yanına oturup sohbet etmek isterdi...
Sensin Dilimden Düşmeyecek TürkümSen geldin geleliSensiz ne bir tek gecem geçtiNe de bir tek gündüzümSeni sevdim seveliYeniden canlandı yeşerdiRengarenk bahara erdiSararmış solmuş kurumuş güzümSana sevgimdir efsanevi aşkımdırSana deli sevdamdır benim özümYalnız sendedir gözümSenden önce durgundu ruhum gülümGelişinle güldümOysa yıllardan beri solgundu yüzümEy güzel kadın Ey zarif Sevgili bil kiSeni sevmekle...
Beldemden kovuldum Şöyle ey Musa Nasıl dayanırım kuşların çırpınışına Söyle ey Aişe Nasıl yanmıştı canın o iki dağ arasında Cennet kuşları vatanın kokusunu getirecek mi Bu çöl,bu kuyu,bu kuş Bu sıcak,bu beyaz,bu yaz Söyle ey Yusuf İhanetin tadını anlat bana İki gözüm anlat bana Kırık döküğüm şimdilerde Vatanım kadar kırık...
Söyle nasıl dağları aşım Sicim gibi akar göz yaşım Halim budur işte Gardaşım Dertler’im benim hep yoldaşım Bitmez tükenmez vardır telaş Dertler’im bana açar savaş Bitiyorum ben yavaş yavaş Dertler’im benim hep yoldaşım İçe yığılmış dert harmanı Felek yazmış bana fermanı Kaybettim güç kuvvet dermanı Dertler’im benim hep yoldaşım Dertler’im...
Betül FIRAT: Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Kimdir Cuma Bozkurt? Cuma BOZKURT: 1991 yılında Gaziantep’te doğdum. Küçük yaşlardan itibaren edebiyata, söze ve yazıya ilgim vardı. Üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra yazarlığa yöneldim. Bugün 50’den fazla yayımlanmış kitabım bulunuyor ve daha çok deneme, şiir...