FİYAKA BALON: Soyut bir güz gibi anlatacağım bugün sana her şeyi Balonlar uçuran sözlere inat, Umutsuzlukla şişireceğim yarını, Süsleyeceğim felçli bir eylülle seni Ki yağsın gök, püskül saçak. Takılsın yedi renk Şarlatan eleğimsağmalar arasından Saçlarımın ağına. İSKELET: Kanserli bir divitle Miyop şiirler düştü arzın yüzüne. Yekpare ve cüce… Kösele surat;...
“Kibritsin! Elbette yanacaksın, bu senin en doğal hakkın. Hemen şimdi, hatta diğerlerinden de önce sen yanmalısın. Hadi, tut ki yandın. Zamansız, ansızın. Yandığın gibi tükeneceksin. Çünkü sen kibritsin… İstiyorsun ki bir an önce olsun bitsin. Peki ya hiç düşündün mü sen onlardan hangisisin? Sabahları keyif için yananlardan mı, karanlıkta kalınmışken...
Nelere baskın gelmedi ki, Seni düşünmenin hazzı Ne zaman unutmaya çalışsam, Elimde bir fotoğraf Masum bir bakışın sihirli coğrafyasında kaybolmuş gibi oluyorum. Sonra Hiç bitmeyen hasretler Sonu gelmeyen uzun yollar. El alem ne der diye tutulamayan eller, Verilemeyen çiçekler. Hatta utanç sayılan sevdiğini söyleyememeler Hepsi ömürden giden, Bir nasılsın’a muhtaç...
Altmışlı yıllardı. Dağdaki evimizde henüz bir lüks lambamız yoktu. Sabah ezanında tütün kırmaya gider, sıcak bastırınca eve getirip dizer, akşamüzeri yine göz görene kadar tütün kırardık. Kırsaldaki mütevazı yaşantımızda sıradan bir lüks lambası bile, bize lükstü demek ki. Yeterli aydınlatma aracımız olmadığı için de geceleri çalışmazdık. Dolunay olan birkaç gece...
D Ü Ş E H A Y A L E Al basma yakışmış tende güzele Güzel yüz çevirme döndüm gazele, Şu alemi gezsek senle el ele Dalsak senin ile düşe hayale. Karalar bağlama ak göğse beyaz Seviyorum seni aha şura yaz, Sensiz şu dünyada alamam bir haz Gezsek cihanı biz...
Olsada çeşidi yirmi bir tane Senin gözlerine hastayım gülüm Deme gözlerimden sakın sanane Senin gözlerine hastayım gülüm * İstemem sohbeti istemem sözü Sözlerim pek çokta daha bu azı Seyretsem de yeter böyle bir gözü Senin gözlerine hastayım gülüm * İçine çeksede hep bakanları Kirpiklerin mızrak korur onları Sende mi birikmiş...