Taylan Özgür Köşker Yazarların yaşam öyküleri her zaman ilgimi çekmiştir. Dostoyevski’nin Suç Ve Ceza romanını okuduğum günlerdi. Liseyi yeni bitirmiştim. Eve kendimi atar atmaz tıpkı Raskolnikov’un kendisini hızla sokağa atması, sesli sesli heyecanla söylenerek dışarı çıkması gibi kitaplarıma gömülüyordum. Suç Ve Ceza’yı, o unutamadığım odamdaki pencereye bakan beyaz masamın başına...
Havaların ısınmasıyla birlikte, Dolar parklar bahçeler ailelerle, Yarar en çok çocuklara elbette, Baharda sokaklar dolar çocuklar ile. Gömülür baza altına artık kışlıklar, Kapatılır doğal gaz veya sobalar, Açılır balkonlar veya teraslar, Bahar da insanlar da ayrı bir neşe var. Sinem ŞAHİN
Bir bedeldir,yaşadıklarım Vakitsiz,karlı kışlarım Zor geçen akşamlarım Düş kırıklıklarım Ansızın, Yaz yağmurlarına, Yakalanmışlıklarım Rüsva yanlarım Gün gelecek, Hepsi defolacak Sen de göreceksin yar Hüznüm çiçek açacak… Mutlak biliyorum, Bahar gelecek Ezilenler gülecek Sarı saçlarına Kelebekler konacak Kötülükler donacak Hayat güzel olacak Sen de göreceksin yar, Hüznüm çiçek açacak… Cümle kuşlar,...
Süleyman Güzel Edebiyat… Kimi zaman bir çobanın dağ başında söylediği türküde, kimi zaman bir şairin gecenin kör vaktinde kalbinden dökülen mısralarda gizlidir. İnsanın kendini ve dünyayı anlamak için tuttuğu aynadır. Bu ayna bazen kırılır, bazen buğulanır; fakat ne olursa olsun insanı ve toplumu hakikate çağırmaktan hiç vazgeçmez. Bir milletin hafızasıdır...
NASIL DA MUTLUYDUM Necla Karatekin … Yanlız o’gece değil hayalinden çok sendin bana en yakın en samimi, düşlerini, avuçlarıma bırakan, Nasılda mutluydum, bir umutla gözlerimi uzaktan okumuştun Sanki sesindin hayal yerine gel der gibi, Umutlarımın bitiş anında yeşeren umutları’mı mavi, bulutlarla uzaktan tebessüm, edişin düştü, yine o’gün gibi ne uzaksın...