
Kitap Kapaklarınızı nereden bulabiliriz?
Kitap kapaklarını google arama çubuğuna ”kerim özbekler” yazarak görseller kısmından edinebilirsiniz.
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
01 Kasım 1951 Nazilli (Aydın) doğumluyum, 14 yaşında Hürriyet Haber Ajansı (HHA) muhabirliğine başlayınca okulu bıraktım. Aynı yıl ünlü şarkı sözü yazarı Halit Çelikoğlu tarafından Düzce’de yayınlanan Ferman Gazetesinde ilk şiirim yayınlandı. Sonra sürekli yazmaya başladım, askerlik dönüşü arka arkaya 9 şiir kitabı yayınladım. 10.Kitabım il ve ilçeleri tanıtan kitaplardan oluştu, toplam 17 kitap yayınladım. Aydın’ın Yenipazar İlçesinde Efe, Kuyucak İlçesinde Hizmet. Bozdoğan İlçesinde Fısıltı Gazetesi’ni yayınladım. 1999 yılında emekli oldum, bu tarihten sonra yazı ve şiirlerimi amatörce kaleme almaya başladım.
Ne kadar zamandır yazıyorsunuz?
1965 yılından bu tarafa yazıyorum, bugüne kadar Türkiye’nin bir çok tarafında yayınlanan gazete ve edebiyat dergilerinden bir çok yazı ve şiirim yer aldı. Bunların bir kısmına https://www.instagram.com/kerimozbekler/ isimli sitede yer verdim ama bunlardan çok daha fazlası “edebiyat defteri” isimli web sitesinde kronolojik olarak yayınlanmıştır. Bu otobiyografinin bile bir çok eksiği vardır, eksiklik şuradan ileri geliyor. İlk başlarda biriktirdiğim arşivi 2 defa yok etmiştim, sonradan bunun yanlış olduğunu anladım ama iş işten geçmişti.
Yazmanız da en büyük etken nedir?
Ben yazmaya küçük yaşlarda başladığım için bu beni psikolojik olarak çok motive etti, düşünsenize bir haber yazıyorsunuz. Türkiye’nin en büyük gazetesinde adınızla birlikte yayınlanıyor, bir yazı ve şiir yazıyorsunuz her hangi bir gazete ve dergide yer alıyor. Bu insana sevinç ve huzur veriyor, ben bunları çok yaşadığım için hiç bir zaman yazmayı bırakmadım. Yazmamın en büyük nedeni budur, psikolojik olarak çok rahatlıyorum.
Yazarken çektiğiniz en büyük zorluk nedir?
İlk başladığım yıllarda yazarken zorluk çekiyordum, o yıllarda bilgisayar olmadığı için daktilo ile yazıları kaleme alıyordum. Kağıdı 10 defa değiştirdiğimi hatırlıyorum, bir yerde kelimeyi doğru yerleştirmediğinizi fark ediyorsunuz. Bir yerde anlatmak istediğinizi tam veremediğinizi anlıyorsunuz, ister istemez kağıdı buruşturup atıyorsunuz. Yazar olmak o kadar da kolay bir mesele değil, bu olay bir çok yazar ve şairin başından geçmiştir. Ben bu olayı 5-6 yıl yaşadım, sonra çok kitap okuyarak. Gazeteleri inceleyerek, sözlük ve ansiklopedileri taraya taraya hatasız yazmayı öğrendim ama dediğim gibi bu yıllarımı aldı.
Kitaplarınız en çok hangi yaş grubuna göre?
Şiir kitaplarım yetişkinler içindi ama hiç birisi satmadı, tamamı iflas. Ona buna dağıttım geçtim, son 8 kitap il ve ilçeleri tanıtan kitaplardı. Bu kitaplardan 4 tanesi 2112 sayılı Tebliğler Dergisi ile okullara tavsiye edilmişti, buna rağmen ben bu kitaplardan da hiç para kazanamadım. Dağıtıcı-kitapçı-okul müdürleri vb. gibi kişilerin elinde kitaplar eridi gitti, zaten emekli olunca da birden bire bu işlerden elimi ayağımı çektim. Amatörce çalışma moduna geçtim, böyle de mutlu olduğumu söyleyebilirim.
Şiirlerinizde belli bir yaş oranı var mı?
İlk yıllarda çocuksu şiirler yazıyordum ama bunları terk edip gençlik nedeni ile aşk şiirlerine yöneldim, daha sonra yurt ve memleket üzerine şiirler yazmaya başladım. Şimdi işi dörtlüklere döktüm, insanların uzun şiirleri okumak için vakti yok. Bunu düz yazıda da tercih ediyorum, uzun yazıları çoğu kimseye okutamazsınız. Bu benim içinde geçerli, okuduğum yazı ve şiirlerde sadelik ararım. Yazar ve şair konuyu uzatırsa bu beni sıkar, vakit çok kıymetli. Anlatılmak istenen konu kısa bir şekilde yazılmalıdır, ben bunu sürekli uyguluyorum.
Yazarken ilham aldığınız şey nedir?
Yazarken ilham aldığım bir nesne yok, ben genellikle insanlara lazım olduğuna inandığım yazı ve şiirleri kaleme alıyorum. Çoğu zamanda kafamda tasarladığım konuları ele alırım, bu açıdan oldukça rahatım.
Beğendiğiniz kitap şair yazar var mı nelerdir?
Ben her gün bir çok gazeteyi, gazetedeki köşe yazarlarını okurum. Bu arada uzun yıllardır kitap tanıttığım için adresime veya elime çok kitap verende oluyor. Bunları okuyup tanıtımına geçiyorum, açıkça söylemek gerekirse ülkemizde çok değerli yazar ve şairler var ama bunların bir kısmı maalesef kendisini gösteremiyor. Beğendiğim kitaplar var, örneğin Falih Rıfkı Atay’ın Çankaya isimli kitabı okunmaya değer.
Yazarken görüşme ve bilgi alışveriş olanağı oluyor mu?
Yazarken tamamen bağımsız bir politika izlerim, kimse ile fikir alış verişinde bulunmam ama doğru yazdığımdan emin olmak için yazıyı 2-3 defa gözden geçiririm. Bu konuda çok titizimdir, harf hatasına bile tahammülüm yoktur.
Son olarak okurlarınıza ne demek istersiniz?
Sevdikleri yazarları, şairleri bol bol okumalarını tavsiye ederim. Hatta, yazmaya ilgi duyuyorlarsa her konuda yazmalarını isterim. Türk Dünyası’nın yazar ve şairlere çok ihtiyacı var.
Mahmut ÇİÇEKDAĞI