Sen gittin gideli, yaza darılmış Baharı unutan kışa döndüm yâr Doluya tutulmuş, dalı kırılmış Yuvası dağılmış kuşa döndüm yâr *** Hasretin gölgesi düştü yüzüme Kulağım kapalı kendi sözüme Uyku da girmiyor yaşlı gözüme Unuttum dedikçe, başa döndüm yâr *** Ayrılık araya çekse de perde Aşk asi küheylan gezinir serde Aklımdasın...
Katlanamıyorum.. Bu gönül ağlıyor şehrin tam ortasında Gök yüzünün vaat ettiği en ayazında Gece en hareretle yüreğime vururken Aşkın kollarında can çekişiyorum Özlüyorum… Nefes diye seni soluyorum Kaskatı gönlüme sığınıyorum Duygularıma oksijen gitmezken Aşkın kollarında can çekişiyorum Dayanıyorum… Buz tutan kirpiklerime aldırmadan Üzerime düşen kar tanelerini kovuyorum Senin varlığınla üşürken…...
Ummanda bir zerresin, Ne diye kendini üzersin. Kainat içinde sen de varsın Ne diye boşa hayıflanırsın? *** Gözbebeğisin kaderinin, Seni bilmese de kimse. Hak da hazır yerin, Kimse görmese de. *** Kendini kendin yüceltirsin, Herkes bacağına asılsa da. Kendini kendin bilirsin, Herkes seni bilmese de. *** Söylemese de her dil...
Üzülme sakın Güneşin batışına Akşam olmuş Karanlık çökmüş Umursama hiç Uyandırma Bırak uyusun Hüzün denen Şımarık çocuk Üzülme sakın Gece oluyor diye Gece olmazsa eğer Yoksun kalırsın Seyretmenin zevkinden Karanlıkta Göz kırpan yıldızları Hasan Hüseyin Akyol
Vatandaş olarak belki farklı mezheplere ve farklı ırklara mensup olabiliriz ama hepimiz üzerinde yaşadığımız topraklardan fışkıran mahsullerden besleniyoruz. Bu durumda birbirimizi sevmek zorundayız. Zaten birbirimizi sevmek zenginleşmektir. Ve birbirimizi sevmek çoğalmaktır. Belki düşmanımız ayrılıklarımızı çaresizliğimize verip faydalanmak istemektedir. Peki, biz niye kendimizi çaresizliğimizden kurtarmamaktayız. Kurtarmasak, bizi birbirimizle bağdaşmayan hale getiren...