Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
11°C
Pazar Çok Bulutlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
11°C

Baş Harfi

Baş Harfi
12 Mart 2026 12:44
18
A+
A-

Baş Harfi “-”


“-” – umut dolu gençliğimin boşa çıkan hayallerinin katili. Ömrümün en tatlı anlarını acıya çeviren yılanların en zehirlisi. Alfabenin içinde en çok bana seni hatırlatan, baş harfi “-” olan acımasız sevgilim. Ne söylesem azdır sana, ey merhametsizler, merhametsizi.

Belki de hiç okumayacaksın sana yazdıklarımı, ömür boyu giley dolu hikayemi. Ya da varlığımdan, yazılarımdan habersiz yaşayacaksın geleceğini. Bir kez bile hatırlamayacağımı düşünüyorum, çünkü senin karakterini iyi bildiğimden söylüyorum bunları. Bağırırsam duymayacak, yazarsam okumayacak, ağlarsam duymayacak, ölsem ağlamayacaksın. Biliyorum ki tüm bunların sana hiçbir değeri yok, çünkü sen, sana değer verenlerin değerini anlamayacak kadar bencil birisin. Yedi yıl önce nasılsan öyle kalmışsın, acıyorum sana, hayat arkadaşım dediğim (rakibim olmasına rağmen) o insanın gününe. Belki de yanıldım burada, bilmiyorum, belki o senden de beter bencildir, sen onun yanında birine katılmak zorunda kalmışsın. Her halükarda varsayımlar çok olabilir, ama bir gerçek var ki, sen herhangi bir erkeğin karısı, kadınısın. Sana yalnızca ve yalnızca mutluluk dileyecek gücüm var. Ben lanet için değil, alkış için yaratıldım, senden ancak bunu bekleyebilirsin.

“-” – biliyorum yazdıklarımı okumayacaksın (Ama unutma ki ben bir yazarım, dertlerimin yazarı. Sensiz yaşayabildiysem de, yazmasam yaşayabileceğime inanma. Hayatta en güvenilir dostum ilhamımdır, çünkü o, tam da kederimde ve sevincimde benimle yürür, asla beni terk etmez, yanımdan uzaklaşmaz). Sen okumasan bile binlerce, belki de milyonlarca insan okuyacak yazdıklarımı, çünkü herkes kendini bulacak yazdıklarımda. Belki de çoğu kendi vefasız sevgilisinin baş harfini yazacak, senin baş harfin olan “-” yerine. Tek sen okumayacaksın, habersiz kalacaksın yazdıklarımdan. Garip değil mi? Çünkü bir zamanlar ilk okuyucusu sen idin, ne yazdıysam. Gazete okumayan sen bile, tamamen bana özel olarak edebi yayınları takip ediyordun (filoloji okumana rağmen). İnsafla söylemeliyim, “Sen mükemmeldin, gerçekten mükemmeldin. Sınıf arkadaşlarım senin çalışkanlığına imrenirken, ben sana kavuşmak için yanıyordum”).

Benim sayemde ilk kez Yazarlar Birliği’ne adım atmıştın, çünkü o gün benim ikinci kitabım “Beni Sevgi Yarattı” kitabımın tanıtımıydı. Tek gözüm seni arıyordu, onlarca insan arasında, saygın yazarlar, şairler, akrabalar ve dostlar arasında, sadece senin için heyecanlıydım. Eleştirilseydim utanacak, kızaracaktım, şükür ki o gün yanında fazla acizleşmedim. Eleştirilerle birlikte övüldüm de. Belki de sen gururlandın, çünkü sevgilinin kitabının tanıtımıydı. Her gün seni bekletmeme rağmen, o, senden bir an bile ayrılmak istemeyen bir aşıktı. Belki de seni şikâyet ederken kendimi biraz övdüm de. Pek iyi olmadı. Yoksa son yıllarda ben de bencil mi oldum? Hayır, bu olamaz, çünkü bir şair asla bencil olamaz, kim ne derse desin, şairlerin bencil olabileceğine inanmıyorum.

Neyse, senin atmosferinden uzaklaşmayayım. Her ne olursa olsun, senin havasının güzelliği inkar edilemez. Çünkü senin havan bana ilham verdi, derin düşünmeme sebep oldu. Ama sonuçta hiçbir şey seni geri getiremez. Sen sensin. Üzerime düşen seni yazılarımda yaşatmak ve inanıyorum ki sen o yazılarda sonsuza kadar yaşayacaksın. Çünkü her şeyde biraz sen varsın ve senin varlığın her şeyi güzel ve eşsiz kılıyor. Sana ait “başyapıt”ımı ne zaman yazacağımı bir yüce Tanrıdan başka hiç kimse bilmez, bilemez…

Baş harfi “-”, şimdi bilmiyorum nerelerdesin. Biraz kulak dolgunla duydum. Evlendiğini, bir kızın olduğunu, çalışmadığını duydum (maalesef çok okumana rağmen sonunda işsizsin. Belki eşin çalışmana razı değil, ya da çalışmaya ihtiyacın yok. Birçok şey düşünülebilir, ama sonuçta işsizsin). Mutlu musun yoksa tam tersi mi bilmiyorum. Ne olursan ol, hayatta her şey nispeten görecelidir, Einstein örneği gibi.

Baş harfi “-”, aradan yedi yıl geçti. Düşünüyorsun 7 yıl, şaka değil, bir adamın ömrü der atalarımız. Hayatımda neler oldu geçti saymakla bitmez “-”. Başarılarım oldu, kayıplarım da. En önemlisi seni kaybettim, bundan sonra kaybedilecek ne olabilir ki… Ne kaybedersem kaybedeyim, senin yokluğunun yanında hiçbir şey. Yakın zamanda üçüncü kitabımın yayınlanmasına hazırlanıyorum, hayal edemiyorum sensiz gerçekleşecek kitap tanıtımını. İnanmazsın belki de yazarken neler hissettiğimi. Kalemle yazmıyorum, mürekkep yerine kanımla yazıyorum. Şimdi birçok kişi bilgisayarda yazmaya alıştı, biz yazarlar da zamanla uyum sağlamalıyız (ama bana göre kalemle yazmak daha güzeldir). Ah, sen benim kanatları kırılmış hayatımın sebebi. Biliyor musun, biri sana haber verirse bile o tanıtıma gelirsin, ya da rüyanda gizlice sana tanıtımın yeri ve tarihinden bahsedilir. Ne olur, bilmiyorum neler olacak, neler yaşanacak. Tek bildiğim o olursa, hayatımda hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Hayatım 180 derece değişecek. Ah, bir gelsen… Yine yedi yıl önceki gibi seni düşünecek kalbim, seni arayacak gözlerim. Seni, seni, seni, baş harfi “-” olan sevgilim. Gelirsen gölgeden bile varlığını tanırım, saçlarının kokusundan varlığını anlarım… Ah hayaller, bir gerçek olsa, olsa da olsa.

Baş harfi “-”, sonunda sana yedi yıl önce yazdığım şiirin iki dizesini hatırlatıyorum ve bunu ömür boyu hatırlayacaksın:
                Beni istesen de, istemesen de,
                Benim olacaksın şiirlerimde.

Evet sevgilim, benim olacaksın. Bedenen kavuşamasak da sana, ruhen sonsuza kadar benim olacaksın, benim olarak kalacaksın. Bu ruhu hiç kimse benden alamaz, hatta ölüm bile. Çünkü bütün ruhumla sana bağlıyım, sen benim içimde görünmeyen bir varlıksın. Tüm benliğimle sen benim, benimsin…


Habil Yaşar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.