Bir cenin daha düştü doğmadan küs müyüz Dağlar neylesin ki arzuhalimizi kırgın mıyız hiçe Penceremizde sis sevdik mi Ağlıyor mendilimdeki kanaviçe gel Ay soluğunda uyumayı özledim.
Erenler Alparslan birgün ölürse Bir kalemi bir de sazı kalacak Bunun kıymetini bilen bilirse Belki destan destan yazı kalacak Yoluna çiçekler güller diktiğim Toprağa boşa mı gitti ektiğim Vefasızdan nedir hep bu çektiğim Sürekli ettiği nazı kalacak Sorarsa söylersin gözleri ela Bir insan ölünce verilir sela Anladım ki bu yol...
Canım yanıyor her seni andığımda Yüreğim durmuyor kanıyor yokluğunda Sensiz geçen gecelerim kabus oldu bana Korkulu rüyalar görüyorum her gece Gözümü yumduğumda yatağımda Zifiri karanlıkta seni arıyorum mezarının başında *** Hışırtılı garip sesler duyuyorum derinden Anlıyorum ki seni yiyorlar yılan çiyan seslerinden Bir yandan çok üzülüyorum seni yedikleri için Bir...
Düşlerde gördüm seni Bembeyazdı yüzün Pamuktan farksızdı yüreğin Bakmaya doyamadım sana Ellerin kınalı incecik parmakların Tutmaya kıyamadım Bir banka oturduğun o anda Yanıbaşına ilişmek istedim Yüreğimden beyaz inci gibi yaş Tutamadım birden önüme düştü Rüyalarımda sakladım, sevdim Hülyalarımda besledim, özledim Tüm duygularımı açtım Çabucak ısındı yüreğim sana Çok geçmedi alıştım...
Melis Bektaş’ın ilk kitabı, Öykü Derlemesi HestiaKitap yayınevi aracılığıyla çıktı. İçerisinde yer alan 35 yazarla birlikte yakında raflarda yerini alacak. Arka Kapak Tanıtımı: Bir dükkan düşünün… İçine girdiğinizde birbirinden farklı öyküler okuyacağınız harika bir yer… Kim böyle bir yerde olmak istemez ki?
Yağmuru beklerken silemedin gözümün yaşını Gönül sen neyledin, yar almış gitmiş başını Başında yazması yok, rüzgar dağıtmış saçını Bir kırık kalp bırakmış geride, bir de tacını Hasret kaldığım vuslatın kokusuna Yar beni de götür, al kalbinin kuytusuna Dertler deryasında çırpınırken bu can Dalıp gitmiş avare gönül,gaflet uykusuna Uyan ey gözlerim,...