Severek yazdım. Severek yazdıklarım kabul görür müydü? Yazarlık, sonucunu bilmek istemediğim bir vazife oldu. Bahis konusu olan vazife bir ayaklanma değil elbet. Kendini bulmak ve karanlıktan kurtuluş için… Yoksa hükmeden karanlığın vahşi gururu içinde eririm. Bu benim derdim elbette. Peki, benden evvelkiler ne yapmıştı? Yapılanları kabul etmek zordu. İsyan etmek...
Som baharın sırası… Perdesiz pencereden yansıyor duvara Nefti yeşil bir hatıra. Korkusuz ama acımtrak… Sarsak adımlarla giriyor koynuma , Dolaşıyor damarımda ölümün kabarcığı.; İstim üstünde çağırgan toprak. Devinen düşlerin arasında Sarkık birkaç kırağı. Böyleymiş demek titreyerek harlanmak. Esamesi okunmayan bir yaz artığı, Bir minnacık yanılsama illa ki hayat. Ne mümkün...
SÖZ; OGÜN ORPARS BESTE ; MEHLİKA KARADENİZ BİLGİN DÜZENLEME: GÜLRİZ TUNCA SESLENDİREN; MEHLİKA KARADENİZ BİLGİN YARIM BİR ŞEY KALMASIN Güne yüzümü çevirdim. Yarısı aydınlandı, Yarısı gölgede kaldı… Bizim gibi. Ne, tam sevindik… Ne de, tam üzüldük… Adam gibi Aşk olmadık. Hep yarım / yamalı… Kapattım pencereyi … Gün yüzüme vurmasın,...
“Yolun Sonunda Kendimizi Bulmak: İçsel Dönüşüm ve Bilgelik” Yolun sonunun nereye çıkacağını bilemeyiz. Önemli olan yola devam edebilmektir. Her dönemeçte insan biraz daha yorulur. Yorgun adımların durağına ulaşır… Hayatın iniş çıkışları yoldaki izleri taşır. Asıl yolculuk sonsuzluğun ardında gizlidir! Yıldızlarla dolu gökyüzü, sonsuzluğa açılan bir kapı gibi parlıyordu. Yolun sonu,...