
GÜZEL ÇİRKİN
ALICE FEENEY
312 SAYFA
İnsanlar genelde ellerindekini kaybedene dek onun ne kadar değerli olduğunun farkına varmazlar. Hayatlarını daha iyisini arayarak, daha iyisini isteyerek, daha iyisine ihtiyaç duyarak geçirirler ve zaten hepsine sahip oldukları gerçeğine karşı kördürler.
Yazar Grady Green’in eşi Abby, gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Aracı bir uçurumun kenarında bulunduğunda tüm özel eşyaları aracın içindedir. Ama Abby’den hiç bir iz yoktur. Tüm aramalar sonuçsuz kalır.
Abyy’nin ortadan kaybolmasının ardından bir yıl geçer. Eşine ne olduğunun gizemini çözemeyen Grady, yaşadığı yas sürecinde hayattan tamamen uzaklaşır. Bu sürede tek satır dahi yazamaz. Oysa en büyük tutkusudur yazmak. Yayıncısı onun tekrar yazmaya dönebilmesi için bir teklifte bulunur. Küçük bir İskoç adasında inzivaya çekilmesini, tüm dünyadan uzakta hayal dünyası ile başbaşa kalmasını, bu sayede eski verimli yazarlık günlerine dönmesini önerir.
Ve Grady yaşadığı kargaşadan uzaklaşarak adaya yerleşir. Sadece 25 kişinin yaşadığı gizemli bir yerdir ada. Kızılağaç ormanlarının olduğu adada ne kuşlar vardır ne çocuklar. Sadece kadınlardan oluşan ada halkı da oldukça ilginçtir. İnternet ve telefon bağlantısının olmadığı bu tekinsiz yerde hayalle gerçeğin arasında sıkışıp kaldığını, karanlık sırlarla dolu bir dünyaya adım attığını kısa sürede anlar. Ama her şey için artık çok geçtir.
Sevgili Zeynep, Ebru, Hülya ve ben keyifli bir ortak okuma daha gerçekleştirdik. Eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim kızlar. Adanın o gizemli ortamı, Grady’nin gerçek mi hayal mi çözmeye çalıştığı gel gitleri ve beklenmedik sonu ile güzel bir okuma oldu hepimiz için. Evlilik ve intikam üzerine karanlık bir hikayeydi arka kapak yazısında da bahsedildiği gibi. Yazardan okuduğum Daisy Darker kitabından sonra ikinci kitaptı ve diğerleri de sırada elbet. Nicelerinde buluşmak üzere kızlar.
Kitapta, en sevdiğim kalem Stephen King’e atıfta bulunulması oldukça hoşuma gitti. Bunun dışında öğrendiğim iki şeyi paylaşmak isterim İlki “İnsomnia” yani “Uykuya dalamama, sık sık uyanma veya sabah çok erken uyanma ile karakterize edilen, kronik yorgunluk ve zihinsel tükenmişliğge yol açan bir uyku bozukluğu” ifadesi. Diğeri de 95. sayfada bahsi geçen “Leprikon” kelimesi. “İrlanda mitolojisinde yeşil giyinen , insan vücutlu küçük cinler” demekmiş. Son olarakta Nina Simone/Feeling Good şarkısı yine kitapta bahsediliyordu ve okurken eşlik etti bana.
📖Eğer ihtiyaç duyduğumuz tek şey sevgiyse, neden hep daha fazlasını isteriz?
📖Bence çok fazla Stephen King kitabı okudun
📖Bence doğru şeyi yapmak, her zaman yapılacak doğru şey değildir.
📖Üzüldüklerine eminim, tabii bir süreliğine; sonra tamamen unutup hayatlarına devam ediyorlar. Zaten neden etmesinler ki? Yaşama sebeplerini kaybetmediler. Ben kaybettim.
📖Bazı insanlar kederlerini saklarlarsa acılarının azalacağını düşünür ama kendi tecrübeme göre bu sadece daha fazla can yakıyor.
📖Yas sabırlı bir hırsız ve onu hiç bilmeyen insanların fark ettiğinden çok daha fazlasını çalıyor.
📖Kazananları kaybedenlerden ayıran şey pes etmemektir.
📖İnsanlar zamanın en iyi ilaç olduğunu söylerler ama sanki eşimin olmadığı süre uzadıkça zaman daha fazla canımı yakıyor.
📖Kalp kırıklığının ne bir aşısı var ne de herhangi bir tedavisi.
📖Tanıdığın herkes hem iyi hem kötü olma potansiyeline sahip. Birinin doğrusu, başka birinin yanlışı olabilir.
📖Güzellik ve kusursuzluk gibi sahte fikirlere gereğinden fazla önem yükleyen bir toplum yarattık.
📖Aşk, daima uğruna savaşmaya değer. Bence uğruna savaşmaya değer tek şey bu.
LÜTFEN KİTAP OKUYALIM!!!