
(Tanıtım Bülteni)
Bazı insanlar vardır. Kalabalığın içinde yürür ama hiçbir yere ait değildir. Gülerler, konuşurlar, hatta severler ama içlerinde hep yarım kalmış bir cümle dolaşır. İşte bu kitap, o cümlenin peşine düşenlerin kitabı.
Kafa Dengi Ruhlar, büyük olayların değil; küçük kırılmaların, görünmeyen çatlakların ve içten içe büyüyen sessizliklerin hikâyesini anlatır. Çünkü insanı değiştiren şey, çoğu zaman bir felaket değildir. Bir bakış, bir söz ya da söylenemeyenlerdir. Buradaki kahramanlar “iyi” ya da “kötü” değil. Onlar tanıdık. Fazlasıyla tanıdık. Belki bir arkadaşın, belki aynadaki yüzün. Ancak onları bizden ayıran bir şey var. Onlar, içlerindeki çocuğu görmezden gelmiyor.
O çocuk… Bazen bir pika gibi kıpır kıpır, bazen gecenin ortasında bir sokak köpeği gibi yalnız ve inatçı. Bazen susuyor, bazen haykırıyor. Ama asla vazgeçmiyor. Çünkü o küçük rehber bilir ki kendini bulmanın yolu, önce içindeki çocuğu iyi tanımaktan geçer.
Bu kitapta mükemmel hayatlar yok. Mutlu sonlar da yok. Hatta çoğu karakter, bulunduğu yerden memnun bile değil. Ama yine de gülüyorlar. Çünkü ironi, hayata karşı son savunmadır. Ve bazen bir insanı hayatta tutan tek şey, acıya rağmen gülmeyi başarabilmesidir.
Kafa Dengi Ruhlar, modern dünyanın yorduğu ruhlara yazılmış bir sığınak değil; bir yüzleşmedir. Kendinle. Geçmişinle. Ve en çok da vazgeçtiklerinle. Bu kitap sana şunu söylemez: “Her şey güzel olacak.” Ama şunu fısıldar: “Devam edebilirsin.” Ve bazen bir insanın hayatını değiştiren tek şey, tam da bu cümledir.
Eksik hissettiğin anlar oldu mu kalabalığın içinde? Yarım kalmış cümlelerin hâlâ seninle mi? Ve o sesi hâlâ susturamadın mı? O zaman bu kitap sana yabancı gelmeyecek. Çünkü bazı ruhlar, ancak kafa dengi ruhlarını bulduğunda tamamlanır.
Nezihat Keret