HARRY POTTER ve FELSEFE TAŞI 1.KİTAP J. K. ROWLING 272 SAYFA İyiyle kötü diye bir şey yoktur, güç vardır sadece, bir de o gücü elde edemeyecek kadar zayıf olanlar… Daha bir yaşındayken, en büyük kara büyücü Lord Voldemort’un saldırısında anne ve babasını kaybeden Harry, teyzesi Petunia ve eniştesi Vernon tarafından...
Acının üçüncü gününde ağrı sızı kuru öksürükle eklem ağrıları gözlerimi açınca günlük ilaçlarımı kullanmak için yarım bardak çay bir kaşık reçel ile birlikte yaparken sağlık il müdürlüğünden arayan değerli sağlık çalışanlarımızın ilaçlarını kullanıyor musunuz? İlaçlarınızı düzenli kulanın kimseyle temasta bulunmayın diğer taraftan da aile hekimimiz arayıp bizimle ilgili durumu öğrenmeye çalışıyordu....
Kurnazca bir dengesi var yazgının. Kavuşmaların özünde sürüncemeler, Maçoluksa ayrılığın. *** Kaptan Nemo’nun güve yemiş üniforması Dipteyim milyar çarpı yirmi bin fersah. Ermiş derviş külahı sedirde; Hissedar olmak için muhteşem yüreğine, Müddetsiz sancı dağıtmakta Kadı Agâh. *** Üç büklüm olmuş söz Kıran giresi hüsran.. Beşik verandada rüzgar beklemekte. Gece yine...
MEKTUP VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ Ali Rıza Navruz … Çarşıdan evime döndüğümde torunum Kerem’i bana doğru koşarken gördüm. İki elini arkasına bağlamıştı. Anladım ki elinde bir şey var ve benden saklıyor. Ona yaklaştığımda; “müjdemi isteriiiiiiiim” diye bağırdı. Sonra da elindeki zarfı bana uzattı. Bu bir mektup zarfıydı! Kimden geldiğinden çok mektubun varlığıydı...
Süleyman Güzel Edebiyat dediğimiz o büyük evrende iki temel yol vardır: nazım ve mensur. Biri ritmin dilidir, diğeri düşüncenin. Biri kalbin nabzını heceye döker, diğeri aklın düzenini cümleye. İkisi de insana bakar, ikisi de hakikati arar; fakat yürüdükleri yol, taşıdıkları ruh başkadır. Nazım – Sözün Ritmi, Sesin İnşası Nazım, şiirin...
Bizim çocukluğumuzda öyle “Ramazan geliyor ya da bayram geliyor çarşıdan baklavalık böreklik un alınacak” gibi şeyler olmazdı. Tarlamıza havran (Havrani) buğdayı eker, çay kenarındaki koca değirmende öğütür, un ile yapılan bütün yiyeceklerde kepekli havran buğdayı unu kullanırdık. Annem meldini yere serer, su değirmeninde öğütülmüş buğday ununu onun üzerinde elerdi. Eleğin...