Sevgi üstüne bir sevgiKatmanın bir yolu var mı?İçimdeki sıkıntıyıAtmanın bir yolu var mı? Umut yıkılmış bir çatıYürekler var taştan katıÇile dolu bu hayatıSatmanın bir yolu var mı? Deruhte edip dertleriSüzerek yaşlı gözleriGırtlaktaki düğümleriYutmanın bir yolu var mı? Buna nasıl göğüs gerekBana mutluluk çok ırakAcıları bırakarakGitmenin bir yolu var mı? Mağdur’i...
Devletin işler kötü gidiyor. Kötü giden devletin işleri bulanıktır. Ne tarafta olduğu ve ne kadar doğru olduğu seçilemiyor. Seçilmeyen; bizi yönetenlerin aksettirdiği boyun eğmesi… Boyun eğmekten usanmadık mı? Kaç asır oldu kendimizi hasta zannedip ameliyat masasına yatırmaktan bıkmadık mı? Kendimiz olmaktan ve kendimiz gibi mücadele etmekten kaçıyoruz. Bağımsızlığımız tehlikelerle doludur...
az ışıklı, çok gözlüşehirlerde indimgece trenlerinden ne eteğimde taş vardıne mataramda su İçinden nehir geçenşehirlerde indim yatağınıtemizliyordu sular İndim,sırtını dağa yaslamışşehirlerde sağ omzumdaağırbaşlı yalnızlığım sol omzumda kelimeler Öner Fikri
…Geçen yazıda özetledim. Özet sonunda anlatacaklarım var dedim. Kötü bir yazar olmak istemedim ama edebiyatçı ve düşünür olarak tedirginliğim daha bitmedi.Düşüncelerimin kasvetli havası olgunluğumun sonunda başlamıştı. Şimdi nerede olduğumu bilmezken, sonu ve başlangıcı kim belirleyecek? Edep yerli yerinde değil ve herkes de bu halinden memnun iken kimsenin benimle uğraşacak vakti...
İyi hafta sonları dilerim Arkadaşlar! Gece geç bir saatte orjinalinden bir film izledim. Adı: “Sophie Scholl – Son Günler.” Filmleri daha çok replikleri için izliyorum. Bu filmde, önce inandığı ama sonra yanıldığı ve haklı olarak muhalif olan, genç Alman bir üniversite öğrencisinin siyasi serüveni konu ediliyor. Filmi seyredenler kendi değerlendirmelerini...