Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
16°C
Salı Az Bulutlu
18°C
Çarşamba Az Bulutlu
16°C
Perşembe Çok Bulutlu
15°C

1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU

1 NİSAN ŞAKASI BİR AŞKIN İNTİKAMI OLMUŞTU
2 Nisan 2026 12:32
18
A+
A-

AŞK YAZARI MUSTAFA ÇİFCİ

Eski lise yıllarında 1 Nisan’da sınıfları değiştirdiğimiz o unutulmaz öğrencilik yıllarımız…

Sınıf girişlerindeki levhaları değiştirip öğretmenlerin yanlış sınıfa girişlerine neden olduğumuz o tatlı, o heyecanlı günlerimiz…

Sevdalı olan kıza utanıp açılamayan arkadaşımıza kızın adıyla mektuplar yazdığım, hayalini üç ay boyunca süslemesine neden olduğum, sonunda yalanın ortaya çıkmasıyla hayalleri gibi yıkılıp yanan arkadaşımın hali dün gibi aklımda…

Aşk acısından yemeden, içmeden kesilip iğne iplik gibi kaldığını gördükçe bir şaka ile başlayan işin sonu nereye uzandığını hayretler içinde izlerken ne yapacağını bilemeyen ben…

Beni affedebildin mi, bilmiyorum…

Bir aşkın insanı nasılda değiştirdiğini, her şeyini etkilediğini o günlerde görmüştüm…

Yalancı mektuplarıma inanıp, hayata döndüğünü, nasılda sevinçle dolduğunu…

Ve sonra tüm o mektupların sahte olduğunu anladığında nasılda kırılıp döküldüğünü, her gün kötüye gittiğini ve yapabileceğim bir şey olmadığını anladıkça aslında kendime de çok kızdığımı yeri gelmişken itiraf edeyim.

Bende çok üzülmüştüm inan buna…

Bu kadar nasıl kötü olabildiğime, aşka saygısızlık ettiğime, yapılanın bir şakadan daha fazla olduğunu, bir kalp yarasına neden olduğumu, hiçte hoş olmayan, ne olursa olsun bir insanın sevgisini bir şekilde eğlenceye dönüştürmeye asla hakkım olmadığını sonradan kendi kalbimle hesaplaştığımı, bir nevi kendi kendimle savaştığımı da asla unutamadım.

O sarı saçlı kızı unutabildin mi, bunu da bilmiyorum?

Geriye kalan sadece güzel anılar işte…

Hepsi bir bir yok olup giden hayatın bir parçası…

Bu arada belki de haberin yoktur; mektuplarla senin gönlünü nasıl kırdıysam, mektuplarla bende sevgilimi kaybettiğimi ikinci itiraf olarak yapmış olayım.

Kendi sevgilime zaman ayırıp ona mektuplar yazmak yerine, çok sevdiğim, dostum dediğim arkadaşıma, bir türlü sevdiğini söyleyemediği kız için benden mektup isteğini yerine getirmek için her gece onun adına mektuplar yazıp verdim.

Mektup yazdığımın kim olduğunu bilmiyordum, adını hiç duymamıştım, uzaklarda birisini sanıyordum.

Sonra ne oldu biliyor musun sevgili dostum…

Mektup yazdığım kız benim sevgilimmiş…

Buluştuğumuzda benden ayrılmak istediğini söylediğinde öğrenmiştim.

Neden, nasıl olur soruların tek cevabını ise çantasında getirdiği mektupları masanın üstüne boşaltıp; “beni asla bu kadar sevemezsin sen, bu mektupları, bu şiirleri sen yazamazsın, sen aşktan bile anlamazsın, beni gerçekten seven birisini sonunda buldum”, diyerek vermişti.

Titrek ellerimle mektupları açtığımda ise o mektupların aslında benim yazdığım mektuplar olduğunu anlamıştım…

Sana yaşattığım acıyı bende yaşadım…

Şimdi ne desem az gelir… [Aşk Yazarı Mustafa Çifci- ]

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.