DOLAR
31,3634
EURO
34,0393
ALTIN
2.103,21
BIST
9.097,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Gök Gürültülü
15°C
Salı Çok Bulutlu
11°C
Çarşamba Az Bulutlu
14°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C

Yolculuk Kitabı

Yolculuk Kitabı

İnsanın yolculuk yapması içinde bulunduğu anın, eylemin, durumun hallerinden gerek uzaklaşarak gerekse yakınlaşarak kendini bulabilmesi ivmesidir.

İnsan bazen öyle bir hal alır ki kendini hep karanlığın yolculuğu içinde hisseder. oysaki kendine doğru yolculuk yaparsa karanlığın sonundaki aydınlığının olduğunu farkında olur. Karanlığın içindeki aydınlığın kendisini feraha vardığının hoşnutluğu ile mutlu hisseder hep.

Asıl sevginin kişinin kendisine gösterdiği sevgidir. insan kendini sever, kendine değer verirse çemberdeki diğer insanlar da değer ve kıymetin varlığına sahip olur. Tüm yollar insansın kendisinde geçmektedir. Alimlerden Râgıp Isfahânî’nin şu sözü manidardır bu yolda: “Bir yerlere varmak için önce kendine uğramalı insan. İnsanın gideceği bütün yollar kendinden geçer.” ve Mevlâna’ın da : “insan bir cevheredir, işlenirse mücevvher olur.” demesi yolculuğun başında da sonunda her şeyin insanoğlunun pençesinde sırdır.

Yolumuzda olan dikenlerin bile nasıl gül bahçesine dönüştüğünün farkındalığı yaratıyor. Paulo Coelho, Tolstoy, Şükrü Erbaş ve Necip Fazıl Kısakürek ‘in ve daha birçok ilim yüklü bilimcilerin kapılarını çalarak tecrübe ile sabit anlatılıyor.

Kitabın sonundaki otobiyografi ise geçmişten günümüze umudun kapısını anlatarak anıları ölümsüzleştirmesi ayrıca mutluluk katıyor hayatın anlamına.

Yazarın tüm kitaplarında gördüğüm samimiyet takdire şayandır. Kendisini bu yolculuta takdir eder başarılarının devamını dilerim.

Dostoyevski’ye: “Ne zaman insan oluruz?” diye sormuşlar

Dostoyevski: “Aynı fikirde olmamanın düşman olmak anlamına gelmediği zaman. Bir fikir ayrılığına rağmen karşındaki kişiye saygı duyabiliyorsan, işte o zaman insan olmuşsun demektir.”

“Yaşadığın yeri cennet yapmadığın müddetçe kaçtığın her yer cehennemdir.”

“Sevmek, seveni sevdiğine ulaştıran yüce bir duygudur. O öyle bir duygu ki paylaşıldıkça azalmaz. Aksine yaşandıkça çoğalır. Onu yaşayan için bitip tükenmek bilmeyen bir hazinedir. Onun yokluğu insanı acı verir, hayatı anlamsızlaştırır.”

“…. acıları bir misafir gibi gör. Nasıl ki misafir günü gelince giderse acıları da öyledir. Zamanı geldiğinde geçen günlere karışır ve gider. Giderken sana hediyesini bırakır da gider.

” Bazen öyle diplomalı insanlar görüyorum ki, içimden bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkündür diyesim geliyor.”

Okumaya Sevdalı

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.