DOLAR
18,5978
EURO
18,5807
ALTIN
1.030,80
BIST
3.458,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
21°C

Yazar Necati KÜÇÜK Röportajı

Yazar Necati KÜÇÜK Röportajı

B.F. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

N.K. 1962 Manisa Gördes doğumluyum. Demirci Öğretmen Okulu ve Aydın Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu mezunuyum. İş hayatımı Antalya bölgesindeki otellerde tamamladım. Emekli turizmciyim.

B.F. Yazmaya nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yazdığınızdan bahseder misiniz biraz?

N.K. Bildiğiniz gibi yatılı öğretmen okullarında öğrenciler, normal müfredatın yanında yeteneklerine göre resim, müzik, tiyatro, spor, güzel sanatlar, edebiyat gibi alanlarda da eğitim alırlar. Öğrencilik yıllarımda ben de öyküler yazar düzenlenen yarışmalara katılırdım. Ancak Turizm Otelcilik sektöründe insanın kendine ayıracak fazla boş vakti olmuyor. Çünkü oteller yirmi dört saat boyunca açık ve özellikle yönetim kadrolarında çalışanlar günün çok büyük bir kısmını iş yerinde geçirmek zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla ben de ancak aktif iş hayatını bıraktıktan sonra hem okumaya hem de yazmaya vakit bulabildim.  

B.F. Yayınladığınız kitap sayısı ve konuları nelerdir?

N.K. HİDAYET BEY adlı ilk kitabım iki bin on dokuz yılının sonlarında yayımlanmak üzereyken salgın başladı. Salgın dolayısıyla işleri bozulan yayınevi iflas edince kitabım da maalesef yayımlanamadı. İkinci kitabım KAYALI bu yıl, yani Nisan 2022 de yayımlandı. KAYALI seksenli yılların ortalarında yaşanan bir olaydan yola çıkarak, Ege Bölgesi kırsalında dağınık halde yaşayan Yörük ailelerin, artık unutulmaya yüz tutan yaşamlarından ve kültürlerinden kesitler sunuyor.   

B.F. Yazarken karşılaştığınız zorluklar oldu mu? Yazmak ve yayınlamak; sizin için hangisi daha zordu?

N.K. Ben yazmayı çok seviyorum. İnsanın sevdiği bir şeyi yapması ona zor gelmez. Ama yayınlamak, işte orası oldukça zor ve sıkıntılı. Ülkemizde emeklilerin gelirleri malum. Yani yazdığınız bir kitabın ilk basımı için dört aylık maaşınızı hiç harcamadan vermek zorundasınız. Ya bir aileniz, bakmakla yükümlü olduğunuz çocuklarınız varsa? O zaman ne kadar gelecek vaat eden bir yazar olursanız olun asla kendinizi gösteremiyorsunuz. Benim Hidayet Bey gibi, hele bir de ilk denemenizde başarılı olamazsanız. Bir atımlık kurşununuz da boşa giderse. İşte o insana çok acı veriyor. Bu noktada ilgili devlet kurumlarının veya üniversitelerin yeni yazar adaylarına sahip çıkıp destek olmaları gerektiğini düşünüyorum.

B.F. Yazılarınızda sizi besleyen kaynaklar nelerdir, ilham kaynağınız nelerdir; biraz bahseder misiniz?

N.K. Sosyal medyada “Az Efe” adlı ilk kişisel blog sayfamı oluşturduğumda sloganım “Bir asırdan bir asra öykülerle yolculuk” idi. Ben altmışlı yılların çocuğu, yetmişli yılların genci seksenli yılların olgun insanıydım. O yıllar günümüze hiç benzemeyen çok farklı bir yaşam biçiminin hüküm sürdüğü yıllardı. Hayattan beklentilerimiz, önceliklerimiz çok başkaydı. Ben öykü anlatmayı seviyorum. Kendimi âcizane bir öykü yazarı olarak görüyorum. İlerde belki kurgu da yazarım.  

B.F. Kitap okur musunuz? Bulunduğumuz dönemde yayınlanan kitaplarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

N.K. Turizm sektöründe aktif olarak çalıştığım yıllarda fazla kitap okuduğum söylenemez. Ama kitap okumayı severim. Hiç okumadığı halde yazan ve başarılı olan birisini düşünemiyorum.

B.F. Yazmanın sizin için ne ifade ettiğini öğrenebilir miyiz?

N.K. Yazarken hem kendimi ifade etmenin huzurunu hem de eser bırakmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yazmak ve sancılı bir dönemin sonunda ete kemiğe büründürüp kitap haline getirmek benim için çocuk doğurmak gibi bir şey. KAYALI adlı kitabım yayımlandığında sosyal medyadaki arkadaşlarıma ve takipçilerime “Doğum Sancısı” adlı bir yazıyla duyurmuştum.

B.F. İyi yazmak için bir formül var mıdır size göre?

N.K. Bir alıntıyla cevap vereyim; “Dikkatle gözlemle, çok oku, çok yaz, az yayımla, ukalalıktan uzak dur ve hiçbir şeyden korkma” (Edgar Allan Poe)

B.F. Yazmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?

N.K. Çok okumak

B.F. Buradan okurlarımıza mesajınız nedir, ne söylemek istersiniz?

N.K. “Hiçbir şey için geç değildir” sözünün en güzel örneğiyim. İlk kitabımı elime aldığımda altmış yaşındaydım. “Bir kitap her şeyden önce birisi oturup onu yazdığı için değerlidir” demişti genç bir üniversite öğrencisi. Yeni yazarlara da yazmaya yeni başlayan benim gibi ihtiyar delikanlılara da fırsat vermek, kitaplarını alıp okuyarak destek olmak yerinde olurdu herhalde. Tüm okurlara gönülden sevgilerimle.  

Yorumlar