Kasım Kara
…
Ne fırtınalar gördü bu yürek,
Meğer ne zormuş insana güvenmek…
İlk başta her şey bir masaldı, bir düş;
Karakışlar bile bize gelirdi hep gülüş.
Zamanla değişti renkler, bozuldu bu gidiş,
Vay be, bu da mı geldi başa? Oldu!
Dost sandıklarımız hayal kırıklığına uğrattı,
Vay be, bu da mı geldi başa?
Yıllarca didindik, bir tuğla koyduk üst üste;
Bir rüzgâr çıktı, hepsi dağıldı bir günde.
Vay be, bu da mı geldi başa? Oldu!
Gidenlerin arkasından su döktük, inandık;
Geri dönerler diye hep yollarına bakındık, kaldık.
“Sabır” dedik, sabrın da bir sınırı varmış;
İnsan kendi kaderine ancak bu kadar şaşarmış…
Gözümüzü açtık ki ne bahar kalmış ne yaz,
Ne kapımızı çalan olmuş ne halimizi soran.
Kaleme kâğıda döksek bu dertler buraya sığmaz;
Yorulduk dostlar, yorulduk bu yollardan…
Bıktık artık yalandan, dolandan,
Ne bir beklentimiz kaldı ne de güvenimiz.
Vay be, bu da mı geldi başa? Oldu!
Ne ektiğimizi biçtik ne de muradımıza erdik,
Herkesin yüzündeki maskeyi geç de olsa gördük.
Vay be, bu da mı geldi başa? Oldu!
Artık ne kimseye yer var ne de boş bir hayale,
Şaşırıp kalıyoruz…
Vay be, bu da mı geldi başa? Oldu!