Bir Diyarbakır gecesi Rüzgâr şakağımdan vuruyor Ensemde günün yorgunluğu Sitede sessiz hız sohbetleri eden arabalar Her cadde başında bekleyen ölüm Nöbetleşe ölen insan çığlıkları Bir Diyarbakır gecesi Balkonda saksıda uyumuş domates fidesi Yan yana dizilmiş toprağa üstünlük taslayan binalar Boynunu aya karşı mahcup büken sokak lambaları Ve şehirlere hapsedilmiş ağaçlar...
Ne gurbetler gezdim, hiç böyle yorulmadımNe derdimi söyledim ele, hiç te sorulmadımDerdimi açacak tek seni aradım, bulamadımBen şimdi burada uzaklarda garibim ABLA Sana anlatacak dertler öyle çok ki bende Özlemlerim her gece sel olup aktı gözümde Artık karanlıktan bahsetme bana sen de Bu ayrılıklar önceden oldu nasibim ABLA Sana öz...
Giden yar geriye dönmeyecekse Garip yüzüm bir gün gülmeyecekse Eyer acılarım dinmeyecekse Al emanetini yüce Allah ım Boş yere yollara baktırma beni Aşkın ateşiyle yaktırma beni Yeter artık yeter bıktırma beni Al emanetini yüce Allah ım Hasret ile yandım yandım kül oldum Bir zalim sevdaya sanki kul oldum Azgın nehir...
Evini sırtında taşıyan bir adam gördüm Balat’ta elleri gövdesinden büyük uyumuş, uyumuş uyanmış burda herkes komşusunun ikizi yüzleri geçmişte yanmış yeşilinden tanıdım gözlerini adında çocukluğu gizli Balat’ta bir gugu çiçeği başına kuşlar dadanmış Öner Fikri
GÜMÜŞ YILDÖNÜMÜ MAEVE BINCHY 237 SAYFA Ailesiyle haftalarca, aylarca, yıllarca bu kadar uzun süre bir arada yaşadıktan ve bitmez tükenmez konuşmalar yaptıktan sonra onları bu kadar az tanıyor olmak ne kadar tuhaftı. Deirdre ve Desmond Doyle, uzun yıllardır evli ve üç çocukları olan mutu bir çifttir. Bu mutlu evliliğin gümüş...