Sis bulutlarının içinde tarif edilmez acılar,
Can telaşına düşmüş, endişeli bakışlar…
Salya sümük içinde ağlayan masum çocuklar,
Sorarım size; bu acıların hesabını kim verecek?
***
Açlıktan kemikleri sayılan çaresiz insanlar,
Harabeler arasında huzuru arayan mahzun gözler…
Bir ekmek kırıntısına sığınan umutlar,
Ve her çatışmada biraz daha eksilen ömürler.
***
Yerle bir olan beton yığınları arasında bir hayat,
Enkaz altında kalmış, yarım bitmiş anılar…
Çocuklar ki oyun zanneder hüzünü ve acıyı,
O simsiyah sis bulutları arasında
Kayıp oyuncaklarını ararlar…
***
Savaşın soğuk yüzü çökerken sokaklara,
Gözyaşıyla ıslanır toprağın en derin haritası.
Barışa susamış yüreklerin çığlığı yükselir:
Çocukların bayramı olsun, durdurun bu savaşı!
Kasım Kara