Mevsim geçmiş, yıl geçmiş umurumdamı sanki. Ben, aynı ben cep aynı cep yuvarlanır İrecep! Bir de iş soruyorsun. Ne işi anam, babam? Yaşım olmuş yirmi üç Aylak, aylak gezerim. Ne yerim, ne icerim bunu cevaplamak güç. Sanki şablon mübarek, dün ne idiyse yolum; aynı izde tekerlek. ”Zikzak olsa razıyım” Yuvarlanır...
Bilirmisin ne hallere düştüğüm Kahırımda boğulurum, medet ey… Kusurumdur, bastım kırıldı dalın İnsafına sığınırım medet ey… Bir his var ki çözemedim gizini. Hece, hece ezber ettim sözünü Gözlerinde mahkum ettin gözümü. Hülyasında buğ olurum medet ey. Bergüzar ver gülşeninden, gülünden Bal’mı akan dudağından, dilinden? İçsem aşkın şarabını elinden Mest olurum...
ŞİMDİ AŞK ZAMANI “Bir ufak açtım, Serdim önüme aklımı, Düşler mezem, Hayat yavan, Yarını boş ver, …………………… Aşk, şimdi yanındaki…” Aşk şiirlerinin ozanı Esra Özlem DÖKMEN, aşkı çeşitli biçimlerde yaşar ve tanımlar. Anlık yaşar, anılarda yaşar, düşlerde yaşar. Kimileyin meze olur düşlerine, kimileyin korkular, yalanlar, yanlışlar sarar benliğini. Beklentiler avuç...
Sonunda ve nihayet yıllarca düşlediğim kitap ellerime düş gülü gibi düştü. Bu bir “araştırma-inceleme türünden çalışmamdır dostlar. Türk Müziğine aşkımdan dolayı düştüğüm yolların kaldırımlarından topladım tek tek bu dilruba şarkıları. Sonra da, araştırma türünde ikinci kitabım olarak şu anda yüreğimin üzerinde. Yüreğimin üzerinde ve nabzımı dinlemede… “Deveyi düzde, sürmeyi gözde”...
Sende benim için bak elsin artık Oynamam maç olsa da İbram hoca Yola gelecekse e gelsin artık Etrafa saç olsa da İbram hoca *** Bu kadar siyaset insana yüktür İki lafın biri neden Hüyük’tür Yaşın büyük ama aklın küçüktür Fark etmez kaç olsa da İbram hoca *** Kimse senden akıl...